Yoğunlaştırılmış Gündem II


Bu makale 2015-01-08 20:50:40 eklenmiştir.
Seçkin BİLGİLİ

2015 hızlı başladı demiştik. TBMM Komisyonunda dört eski bakanın Yüce Divana sevki konusunda oylama yapıldı. İktidar partisi milletvekili dokuz komisyon üyesi Yüce Divana göndermeme yönünde oy kullanırken muhalefet partileri üyesi beş milletvekili gönderilsin dedi ve bakanlar Yüce Divana gönderilemedi. Asıl gülünç olan iktidar partisinin, iktidar partisi sempatizanlarının ve hatta cumhurbaşbakanının bu durumu aklanma olarak görmeleri. Neyin aklanması arkadaş? 700 bin Avroluk saatin aklanması mı? 5 milyar liralık sarayın aklanması mı? Reza Zarrab’ın önüne yatmanın aklanması mı? Milletin ….. koymanın aklanması mı?

İktidar partisinin, başvekilin, cumhurbaşbakanının aklanma algısı gerçekten çok farklı. İşlerine gelen her şey onları aklıyor. Meclis aklıyor, komisyon aklıyor, sandık aklıyor… Aklanamamaktan korktukları tek mecra mahkeme… O nedenle Cumhurbaşbakanı başta hepsi mahkemelere güvenmediklerini söylüyor. Hangi mahkemeye güvenmiyorlar biliyor musunuz? Üyelerinin büyük çoğunluğunu kendilerinin atadığı Anayasa Mahkemesine güvenmiyorlar. Yamalı bohçaya benzettikleri Anayasaya ve kafalarına göre değiştirdikleri yasalara güvenmiyorlar. Yapısını değiştirip, kendi adamlarını doldurdukları HSYK’nin atadığı savcı ve yargıçlara güvenmiyorlar.

Neden güvenmiyorlar peki? Suçluluk psikolojisi kaplamış tüm benliklerini. Çok iyi biliyorlar ki gem takıp istedikleri yere sürüklediklerini sandıkları o piyonlar birer kişilikleri olduğunu anımsayabilir. Hukukun üstünlüğünü korumak için yemin ettiklerini anımsayabilir. Bir vicdanları olduğunu anımsayabilir. Böylesi bir durumda hani bir söz vardır ve kullanmayı çok severler “Şeriatın kestiği parmak acımaz” derler ya, işte öyle söyleyip sineye mi çekecekler? Elbette hayır.

Bizzat Cumhurbaşbakanı değil miydi “mahkemenin verdiği her karar doğru değildir, ben o mahkeme kararını tanımam” diyen? Mahkemeye darbeci der ve yargıçları yargılatır bunlar.

 

* * *

 

Saray meraklılarının postu serdiği Dolmabahçe Sarayına yapılan saldırı aydınlanmadan peş peşe iki saldırı haberi daha geliverdi. İlki Sultanahmet’teki polis merkezine düzenlenen canlı bomba saldırısı… Dikkat çeken iki yönü vardı saldırının. Saldırganın kara çarşafın arkasına gizlenmesi ve yabancı uyruklu olması. Müslüman polisler her zamanki gibi türbanlı, çarşaflı bir kadından zarar gelmeyeceğini düşünmüş olmalılar. Kapalı bir kıyafetin güvenilirlik sağlamadığını öğrenmiş olmalılar, çok acı bir dersle.

İkinci saldırı Fransa’da yaşandı. Charlie Hebdo adlı mizah dergisine radikal İslamcılar tarafından bir saldırı düzenlendi. 12 insan öldü. Ölenlerin dördü dergide karikatür çiziyordu. Yaşamları boyunca karikatür çizmekten ve konuşmaktan daha ağır bir eylem yapmamışlardı. İslama ve peygambere hakaret ettikleri gerekçesiyle uzun namlulu silahlardan çıkan mermilerle öldüler. O silahlar bir gün yok olacak, o mermiler eriyecek, o saldırganların adı unutulacak ancak karikatürler hep yaşayacak. Üç beş çizgi, biraz mürekkebin bir yaratıcıyı tahtından edebileceği paranoyasını yaşayanlar ise sonsuza kadar o paranoya ile yaşamaya devam edecek.

Asıl gücüme giden bu insanlık suçunu sahiplenenlerin olması. Tıpkı IŞİD’in kafa kesme eylemlerini sahiplenenler olduğu gibi…

 

* * *

 

Pazar günü tüm Türkiye çapında bir eylem var. 11 Ocak 2015 Pazar günü saat 13.00’da Laik ve Bilimsel Eğitim İçin Ayaktayız diyerek alanlara çıkacak. Birleşik Haziran Hareketi tarafından yaşama geçirilen bu eylem Edremit’te de gerçekleştirilecek. 11 Ocak 2015 Pazar günü saat 13.00’da Edremit Cumhuriyet Meydanında… Birleşik Haziran Hareketi şu sözlerle çağrı yaptı:

BİLİMSEL ve LAİK EĞİTİM İÇİN AYAKTAYIZ
11 Ocak’ta Sokağa Çıkıyoruz

Haziran Türkiye Meclisi’nde aldığımız kararla, ilk barikatımızı çocuklarımızın geleceğine sahip çıkmak için kuruyoruz.

Eğitimdeki gericileşme politikalarına karşı, bir direniş yürüyüşü başlatıyoruz.

Zorunlu din derslerine, okulların İmam Hatipleştirilmesine, çocuklarımızın ucuz iş gücü havuzuna sokulmasına karşı ayağa kalkıyoruz.

Bunun için ilk adımımızı atıyoruz. 11 Ocak’ta, Türkiye’nin her yerinde 13.00’da sokağa çıkıyoruz.

Bilimsel ve Laik Eğitim İçin AYAKTAYIZ.

Ben de orada olacağım. Çocuklarımızın ve ülkemizin aydınlık geleceği için sizi de bekliyoruz.

 

 

Saygıyla…

Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları...
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
ÇOK OKUNANLAR
SON YORUMLANANLAR
E-Mail Bülten Kaydı
Döviz Kurları
Arşiv Arama
- -
Anket
İktidar partisinden memnun musunuz?
Fena Değil
Güzel
İdare eder
Kötü
Çok kötü

Hızlı Muhabir
© Copyright 2013 Hızlı Muhabir. Tüm hakları saklıdır. Bu site Gazi SOFT haber yazılımı alt yapısı ile yapılmıştır.
GÜNDEM
Kadına Şiddet
Anayasa Haberleri
Trafik Kazaları
Yerel Seçimler
SPOR
Galatasaray
Fenerbahçe
Basketbol Haberleri
Şampiyonlar Ligi
SİYASET
Recep T. Erdoğan
Devlet Bahçeli
Kemal Kılıçdaroğlu
AKP Haberleri
EĞİTİM
Eğitim Haberleri
Eğitim Bakanlığı
A.Ö.L.
Eğitim Portalı
DÜNYA
Avrupa Haberleri
Amerika Gündemi
Suriye İç Savaş
Arıkan Meselesi
MAGAZİN
MAGAZİN