Her üçümüzden ikimiz, darbeciyiz


Bu makale 2015-02-02 20:18:19 eklenmiştir.
Aktan USLU

Ülkemizde çok partili dönemle birlikte ufaktan ufaktan başlayan, 12 Eylül 1980’deki askeri faşist darbeyle iyice yerleşen anlayış şu ki; bu sistem kendisine sürekli iç “düşman”lar yaratarak varlığını sürdürüyor.

DİSK BMİS ile MESS arasındaki uyuşmazlık sonrası metal iş kolunda başlayan greve “Milli Güvenlik” gerekçesiyle müdahalede bulunulacağının işaret fişeği o karardan bir gün önce ATV’deki “Deşifre” adlı programda atıldı. Sistem elinde avucunda tuttuğu yayın organları ile birlikte önce toplumda farklı bir algıya yol açmaya çalışıp ardından demokrasi, hak, hukuk, adalet, özgürlükler, insan hakları adına her ne varsa ayaklar altına aldığı icraatını hayata geçiriyor. Sistemin, sistemin günümüzdeki pratisyeni AKP’nin son birkaç sene içindeki pratiklerini şöyle bir gözden geçirdiğimizde sisteme muhalif ve direnen her kim varsa bir şekilde darbecilikle, vatan hainliğiyle, popüler tanımlama ile paralel yapı olmakla falan filan suçlandı. İftira ve çamurlara maruz kaldı.

Ve sistem birilerine bir şeyleri de acı tecrübeler üzerinden öğretti. Dün Oda TV’ye, İşçi Partisi ile özdeşleşen yayın organlarına yönelik baskıları neredeyse alkışlayan, Gezi’de direnenleri hain ve darbeci olarak işaret edenleri alkışlayan fikriyat ve yayın organları, öküz ölüp ortaklık bozulduğunda sıranın kendilerine geleceğini, sıranın kendilerine geldiğinde anladı.

Eskiden, eskiden derken yakın tarihimizde basın yayın kuruluşları mevcut hükümete yakın olsa dahi gazetecilik mesleğini ayaklar altına almaz, hiç olmazsa asil bir duruşu sergilerdi. Bakanlar Kurulu’nun grev erteleme kararından bir gün önce yapılan bir televizyon programında kelli felli tiplerin en ağır iş kollarından biri olan otomotiv sektöründeki emekçilerin hak arama mücadelesini darbecilik ile özdeşleştirmesi hangi akla, fikre, mantığa, dine, imana, kitaba, ahlaka, anlayışa, vicdana… sığar bilinmez ama cüzdanlara sıkıştırıldığı ortada. O programda her ne konuşuldu ise hatiplerin ne konuştuğunu dinleyecek sabır kapasitesine ne yazık ki hala sahip değilim. “Keskin sirke küpüne zarar misali” şimdi ATV’nin sitesine falan girip programın bandını dinlemeye koyulsam benim emektar dizüstümün tuz buz olmayacağının garantisini, şahsıma veremiyorum. Şu konuyu kaleme alırken bile sinirin getirdiği bir ruh hali ile cümle kurma yeteneklerimi köreltiyor. Akla mantığa vesaireye sığmayan bir duruş ve sözüm ona görüşün ama özünde diktatör borazanlığı, diktatörlüğü, kalemşörlüğünün böylesi bir faşist müdahaleyi içine sindirerek bir gün öncesinden metal emekçisini darbecilikle itham etmesinin kelimelerle ifade edilebilir, eleştirilir bir yönü neredeyse yok.

Sistem işte bundan, bu şekilde besleniyor. Sorduğunuzda, yüzde 50 oyun getirisinden aldıkları gücü kötüye kullanıp kullanmadıkları pek umurlarında ve gamlarında değil. Artık kitleleri her ne ile uyuttularsa ve ellerinde tutuyorlarsa, böylesi bir yapıda varlığını sürdürüyor. Sistem yeri geldiğinde kendi seçmeni ve üyesine dahi her türlü iftira ve çamuru atacak kadar pervasız. Bugün grev hakkı ertelenen emekçilerin katıldığı bir sandık koyun önlerine… Hadi bu aşamada o hırsla sonuçlar bizi yanıltır. Bir önceki genel seçimde hangi partiye oy verdiklerini sorun. Şayet herhangi bir siyasi partiye üyelerse hangisi olduğunu sorun. AKP’nin açık ara birinci çıkacağını kendileri de biliyor. Çünkü sistem özellikle dini ve manevi değerleri siyasete alıp edip dini de kendisine benzetirken varlığını aynı zamanda bu sömürü anlayışı ve kurgusu üzerinden devam ettiriyor. Ağlamaktan Sorumlu Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç’ın iki damla timsah gözyaşısı akıtması dahi, kitleler için yeterli bir görüntü olabiliyor.

Sözün özü şu ki bu ülkenin tüm yurttaşlarının en az yarısı, AKP’ye oy vermemekten sabıkalı potansiyel darbeci zanlısıdır. AKP Gebze İlçe Teşkilatı’nın kongresinde baş iftiracılardan Mahmut Civelek’in liste çıkartan partililerine atfen attığı çamur ve iftiraları yerelden, Hükümet’in çok önemli kısmı AKP seçmeni ve üyesi olan metal emekçisinin grev hakkına müdahil olup basındaki sözcüleri aracılığı ile darbeci olduklarını dile getirmesinden esasla genelden değerlendirme ile her üç kişiden ikimiz, darbeciyiz.

 

Potansiyel darbeciler olarak ve bariz çoğunluk olarak darbeyi fiiliyata neden geçiremediğimiz ise ayrı bir konudur. Bizi beceriksiz darbeciler bizi…  

Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları...
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
ÇOK OKUNANLAR
SON YORUMLANANLAR
E-Mail Bülten Kaydı
Döviz Kurları
Arşiv Arama
- -
Anket
İktidar partisinden memnun musunuz?
Fena Değil
Güzel
İdare eder
Kötü
Çok kötü

Hızlı Muhabir
© Copyright 2013 Hızlı Muhabir. Tüm hakları saklıdır. Bu site Gazi SOFT haber yazılımı alt yapısı ile yapılmıştır.
GÜNDEM
Kadına Şiddet
Anayasa Haberleri
Trafik Kazaları
Yerel Seçimler
SPOR
Galatasaray
Fenerbahçe
Basketbol Haberleri
Şampiyonlar Ligi
SİYASET
Recep T. Erdoğan
Devlet Bahçeli
Kemal Kılıçdaroğlu
AKP Haberleri
EĞİTİM
Eğitim Haberleri
Eğitim Bakanlığı
A.Ö.L.
Eğitim Portalı
DÜNYA
Avrupa Haberleri
Amerika Gündemi
Suriye İç Savaş
Arıkan Meselesi
MAGAZİN
MAGAZİN