Acıların muhafazakarı polis devleti kuruyor


Bu makale 2015-03-02 12:22:26 eklenmiştir.
Aktan USLU

Arabesk müzik, 1980’li yılların civarında ülkemizin en çok iş yapan müzik çeşidi olarak yer edindi. Küçük Emrah, Küçük Ceylan dahil olmak üzere bir çok çocuk şarkıcı da bu süreç arasında pazara sürüldü. Birkaç istisna dışında gerek söz, gerek müzik işçiliği çok zayıf ve sıradan olan şarkılar dillerde sakız olurken ilginç derlemelere de tanık olduk. Küçük Emrah tarafından okunan, “Acıların çocuğuyum” adlı şarkı birkaç sene sonra aynı müzik ve sadece bir kelime değişikliği ile birlikte, “Acıların kadınıyım” şeklinde piyasada yer edindi. “Acıların çocuğuyum” ve “Acıların kadınıyım” başta olmak üzere tüm acınaklı şarkılarda toplumun kendini bulduğu söylendi ki yersiz bir tespit olduğu söylenemez, o dönem o kasetler peynir ekmek gibi sattı. Üstelik TRT yasağına karşın, kaldı ki TRT’nin yasakçı yayın politikası da bu müzik türü üzerine yapılan ticarette, ticaret erbabının ekmeğine adeta yağ sürdü.

Aradan asgari 35 sene geçti. Arabesk müzik hayatımızda yine var ancak o dönemlerdeki kadar hakim değil ama özellikle o süreçte şarkı sözleri arasında yer edinen mağdur edebiyatı devam ediyor. İktidardaki 13’ncü yılında başkanlığa yürüyen Diktatör RTE ve ekibi tarafından bir mağduriyet propagandası ile çok ama çok tehlikeli bir şekilde, polis devleti olmanın eşiğindeyiz. Bu yasanın Meclis’teki tartışmalarından birinde yasaya muhalefet eden vekillerin üzerine yürüyen Diktatör RTE’nin adamlarının tek derdinin önümüzdeki genel seçim için de adaylığı kapma yarışında daha doğrusu şaklabanlığında olduğu aşikar. Ancak Diktatör’ün adamlarının sebep olduğu aleni bir kavga sonrası yapılan açıklamalarda dahi mağduru oynamak, 5 kişinin üzerine neredeyse 25 kişi yürümek gibi bir “delikanlılığı”, “adamlığı” üzerlerinde teşhir ettikten sonra saldırıya uğrayanı suçlayıp muhalefete muhalefet etmek, az rastlanası bir faşist diktatörlük örneği olsa gerek. Pişkinliğin bu kadarı şüphe yok ki dünya diktatörlük tarihinde hak ettiği yeri alacaktır.

Günümüz itibariyle acıların muhafazakarını başarıyla oynamayı sürdüren Diktatör RTE’nin göremediği bir ayrıntı ise bugün oyları ile iktidarda olduğu çok önemli bir kesimin, yurdumuz muhafazakarlarının başını hayli yakacaktır. “Sanki hep iktidarda kalacakmış” gibi dayatılan, ülkemizi polis devleti olmaya sürükleyecek olan yasa yürürlükteyken siyasetin farklı bir yelpazesinden veya partisinden Diktatör RTE benzeri yeni bir lider seçildiğinde ve aynı bugünkü Diktatör RTE gibi kendinden olmayanlara yönelik baskı ve diktayı ve hatta faşizmi sergilediğinde ne olacak?

Ülkemizde çok partili döneme geçildiği günden bu yana sistemin en önemli besi kaynaklarından biri kendisine gerek dışarıda, gerekse içeride sürekli düşmanlar yaratmak üzerine olmuştur. Toplumun hemen her kesimi hemen her iktidar döneminde bir şekilde, “Düşman” olmaktan payını almıştır. Ama hemen her iktidar kendi iç düşmanını yaratır veya ilan ederken kendisiyle yakın olduğu düşünülen katmanları o kategoriye sokmamış, yol arkadaşlarını “Düşman” kategorisine almamıştır. Diktatör RTE döneminde ise kendi iç düşmanını yaratma politikası farklı bir ivme kazanmış, Fettullah Gülen cemaati kurumsalında muhafazakar kesim, muhafazakar iktidar tarafından “Düşman” ilan edilmiştir. Onun da ötesinde, Diktatör RTE’nin kızına suikast düzenleyecekleri iddiasıyla, “Terör örgütü” haline dahi getirilmişler; o iktidarın iktidar borazanı basın tarafından topluma pompalandığı günün hemen ardından Fettullah Gülen hakkında ikinci yakalama kararı bu sefer “terör örgütü” kurma iddiası üzerinden alınmıştır.

İşte tüm bu somut örnekler üzerinden sürekli iç düşmanlar yaratarak varlığını sürdüren bir sistem ve sistemin başındaki Diktatör RTE gerçeği tüm çıplaklığı ile önümüzde dururken Meclis’ten geçirilmeye çalışılan iç güvenlik yasası ülkemizi tam anlamıyla bir polis devleti haline getirecek, ABD güdümündeki ve emrindeki Diktatör RTE’nin faşizan baskısı daha da artacak ve ola ki bu ülkenin seçmeni liderini değiştirmeye yöneldiğinde yine RTE benzeri bir Diktatör’den yana tavır alacaksa bu yasa bugün Diktatör RTE’yi kayıtsız şartsız destekleyenlerin de başına bela olacaktır.

Ve o zaman ÖDP Eş Başkanı Alper Taş’ın bir süre önce CNN Türk’te katıldığı ve canlı yayınlanan bir programda ifade ettiği gibi, bu ülkede İslam ve muhafazakarlık gerçek özgürlüğüne bu ülkenin sosyalistleri, devrimcileri ile kavuşacaktır.

Acıların muhafazakarını 7/24 oynayan Diktatör RTE’nin dayatmaya çalıştığı iç güvenlik yasası ülkemizde zaten izleri görülen faşizmi daha meşru hale getirecektir diyorum, başka da bi’şi demiyorum.

 

 

Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları...
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
ÇOK OKUNANLAR
SON YORUMLANANLAR
E-Mail Bülten Kaydı
Döviz Kurları
Arşiv Arama
- -
Anket
İktidar partisinden memnun musunuz?
Fena Değil
Güzel
İdare eder
Kötü
Çok kötü

Hızlı Muhabir
© Copyright 2013 Hızlı Muhabir. Tüm hakları saklıdır. Bu site Gazi SOFT haber yazılımı alt yapısı ile yapılmıştır.
GÜNDEM
Kadına Şiddet
Anayasa Haberleri
Trafik Kazaları
Yerel Seçimler
SPOR
Galatasaray
Fenerbahçe
Basketbol Haberleri
Şampiyonlar Ligi
SİYASET
Recep T. Erdoğan
Devlet Bahçeli
Kemal Kılıçdaroğlu
AKP Haberleri
EĞİTİM
Eğitim Haberleri
Eğitim Bakanlığı
A.Ö.L.
Eğitim Portalı
DÜNYA
Avrupa Haberleri
Amerika Gündemi
Suriye İç Savaş
Arıkan Meselesi
MAGAZİN
MAGAZİN