İZ'ler üzerine


Bu makale 2015-12-28 12:36:19 eklenmiştir.
Ferhan KIRÇİÇEK AŞAR

Hayat boyu bir dolu soru işaretinin cevaplarını arar dururuz, bazen bir kitap arasında,
bazen kısacık bir sözde,bazen de bize en yakın duran bir çift gözde, 
ararız işte,
bir bakışın derinliğinde o derinliğin içine saklanan geçmişte,

ya bir ses duymak  da  ya bir nefes olmak isteriz.
Ve böylece başlar dünya telaşına duyduğumuz ''iZ''lerin oluşumu.  

GelirİZ ...
Günahsız bir başlangıçla teşrif ettiğimiz dünyaya göz açarız, 
o göz açmayla zaman denilen katile yakalanırız. 

İsterİZ...
Gerçekleşmesini istediğimiz bir mutluluğu dualarımıza katık ederiz.


BeklerİZ...
Kabul olunan o duanın yüzü suyu hürmetine vuslatı hayal eder,
gün sayarız.  


SeverİZ...
Kendimizden farklı ama kendimizi onda bulduğumuz, 
bizi biz yapanı,el üstünde tutar, baş tacı yaparız.
Bu hengame içinde geçer gider günlerimiz,

Ve biz biliriz ki tek kişi geldiğimiz bu cihanda tek değilizdir aslında,

yarım gelmişizdir her ne kadar  tam doğduysak da, bir bütün olamamışızdır.
Ve bu bütünü tamamlayanı ararız hayatımız boyunca. 
Bulduğumuz an da sevmeye başlarız.
Ya bir dostu,ya hayat arkadaşı olan eşimizi
ya da bize can katan diğer canı, evladı.

 



Ümit ederİZ...
Peşine düşüp hayallerimizin gerçekleşmesini dileriz.  
Açılan bir yaranın üzerini kapatacak kilidin adıdır umut etmek.
Umut insanı hayata bağlayan bağdır, 
Bir kere koptuysa, en başından, 
bir daha bağlan/a/mayacak olan kör noktadır.


SabrederİZ ...
Yaradan’ın bize bahşettiği o güce dayanır ölümü bile göğüsleriz. 

HüzünlenirİZ...

Kayıplarımızın ardından yas denilen acıyı yaşarken,
İçten içe sessizce sabırla hemhâl oluruz.

SevinirİZ ...

Giden bir canın ardından gelen yeni bir canın gelişi ile hayatı yeniden biçimlendiririz.
Zıtlıklararası bir yaşama doğru sürüklenirken,
o hayatın kıyısında yer bulup yaşamaya çalışırız herşeye rağmen.
 
Sineye çekerİZ...
Gelene de gidene de ''Eyvallah'' der, hayata kaldığımız yerden devam ederiz.

HissederİZ...
İçimizi titreten birinin var olduğunu hissettikçe, 
yaşama sevincini daha da derinlerde hissederiz.

Nefret ederİZ....
Bir yanımız çok severken, diğer yanımız keşke diyecek kadar pişmanlık çekeriz.

KaybederİZ....

Bile bile, bazen de istemeye istemeye, 
bir yokluğu bir terkedilişi önce ''şer'' der, sonra hayırlara vesile eder, 
ardından yokluğa terk ederiz.
Bu hayat zincirinin baş halkasıdır aslında kaybetmek,
Ve her zincirin bir de son halkası vardı, 
kilit noktası tam da o dur.

Yad ederİZ...

Geçmişi, özlediğimiz günler düşünce  aklımızın heybesine, 
birer birer toplarız meyveleri özenle.

GeçerİZ...
Karşılaştığımız her can yakan olaya kötü de olsa gülüp geçer,
adına da ''alıştım'' deriz  

ŞükrederİZ...

Daha da beterinden korunduğumuzu düşündüğümüz bir geçmişi, 
tecrübeyle karşılar tevekkül ile sürdürürüz.


BiriktirirİZ...

İnsanlar biriktirmeye muktedir bir yaşam ile sürdürürler hayatlarını.
Ödül ya da ceza fark etmez, herkes hayattan payını alır.
Ve bu paylar bizim davranışlarımızla oluşmuştur.  

AffederİZ...

Canımız yanıp, acı ile feryat etsek bile bağış yaparız, 
ya içimizden ya dilimizden. 

SilerİZ...
Yazılan onca şeye rağmen alnımızın yazısını silemesek de,
üzerine GEÇMİŞ yazarız.  

GülümserİZ...

Ve ''hayata devam'' der, yaşamaya çalışır, 
inadına bir direniş ile hayatla savaşırız. 
Ve mutlaka kazanırız.
Acıtılsak da can yakan olmayız, biliriz çünkü ayrıcalıktır İNSAN olabilmek.


Zaman geçtikçe acımız azalsa da, affetmeyi düstûr bilip, 
geçmiş de olsa aynı minval üzerinde dönmeyiz. 
Takdire şayan bir duruş ile karşısında dururuz gurur dediğimiz o ihtişamın.
Zafer nidaları yükselirken bakışlarımızın içinden, kazanmak en çok da burada yakışıyor bize.

İntikam ile değil sevgi ile alırız öcümüzü.  
 
KabullenirİZ.....
Hangi durağa gelirsek gelelim, önümüzde duran ilahi kadere boyun eğeriz.
Göz açıp kapanıncaya kadar süregelen yılların hesabını bir saniyede yaparız.
Yürüdüğümüz yollar taşlı çiçekli olsa da bastığımız yerin hammaddesidir ya toprak, 
üstüne basa basa geçeriz.
Ve elimiz mahkûm, geldiğimiz bu dünyadan gitmesini de biliriz.

 

GiderİZ.....
Ne kadar kaçsak da nafile, 
emanetini taşıdığımız canı sahibine verene kadar bu hayat yolunda sonuna kadar İlerleriz.
Ve sonunda mutlaka bir İZ bırakırız.
İz bırakanlardan olmak dileği ve duası ile.

Saygılarımla

Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları...
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
ÇOK OKUNANLAR
SON YORUMLANANLAR
E-Mail Bülten Kaydı
Döviz Kurları
Arşiv Arama
- -
Anket
İktidar partisinden memnun musunuz?
Fena Değil
Güzel
İdare eder
Kötü
Çok kötü

Hızlı Muhabir
© Copyright 2013 Hızlı Muhabir. Tüm hakları saklıdır. Bu site Gazi SOFT haber yazılımı alt yapısı ile yapılmıştır.
GÜNDEM
Kadına Şiddet
Anayasa Haberleri
Trafik Kazaları
Yerel Seçimler
SPOR
Galatasaray
Fenerbahçe
Basketbol Haberleri
Şampiyonlar Ligi
SİYASET
Recep T. Erdoğan
Devlet Bahçeli
Kemal Kılıçdaroğlu
AKP Haberleri
EĞİTİM
Eğitim Haberleri
Eğitim Bakanlığı
A.Ö.L.
Eğitim Portalı
DÜNYA
Avrupa Haberleri
Amerika Gündemi
Suriye İç Savaş
Arıkan Meselesi
MAGAZİN
MAGAZİN