İstanbul'a mektup var


Bu makale 2016-01-18 12:00:14 eklenmiştir.
Ferhan KIRÇİÇEK AŞAR

Ey İstanbul!.
Epey zaman oldu buralardan gideli.
Sen varken nasıl farklı nasıl da başkaydı buraları.

mesela senin zamanında herkesin adı aynıydı.
ya İstanbul beyefendisi ya da istanbul hanımefendisi.
şimdi nereye baksak bir vahşilik, bir hainliktir gidiyor.
cinsiyet ayrımı yapmaksızın nerede kahpelik varsa orada adaleletsizlik var.

Semtlerinde güler yüzlü merhamet yüklü  insanlar dolaşırdı.
vakit  menfaat ile tokalaşıp,
vefasızlığa kapı açıp,
dosta sırt dönüp, 
düşmana gülümseyenlerin vakti. 

Ah İstanbul...
senin zamanında evlere bereket bir geldi mi daha da gitmezdi.
Vita yağların olurdu teneke kutuların içinde,
altın misali nasıl da değerli nasıl da bitmeyen bir tattı o...
unuttuk.! 

Her evde mutlaka aş misali huzur olurdu,
ocakların altı yanar,
ocaklarımıza ateş düşmezdi.!
analar bu kadar ağlamaz
babalar hayat ile bu derece kavga etmezdi.

Ah nasıl da değiştirdiler seni... 
böyle miydin oysa?
iki sokak ötede çocukluğumla ne oyunlar oynadık seninle.
istop... 
dokuz taş. 
yakar top
ve tabiki saklambaç.
Şimdi her çocuk çocuk olmadan büyüyor.
kızlar çocuk yaşta anne,
anneler genç yaşta yaşlanıyor.


Ey Koca Sultan İstanbul! 
Tarihî yarımada
Dünyaya kafa tutan efsanevi kent
Byzantion'un armağanı
Fatih'in eseri,
Mustafa Kemal Atatürk'ün özgürleştirdiği altın şehir.
nasıl da bozdular seni.

Nasıl da kirlettiler adını,
sokaklarını,
caddelerini.
şehrinde bombalar yürüyor İstanbul!
o bombaların yüzünden insanların ölüyor.

Şimdi nereye gitsek kan izi...
kimi dinlesek bir ölüm hikayesi.
İstanbul,
kalk uyan!
bu zamanlar senin son vakitlerin .

Ç/a/la ç/a/la nasıl da bitiriyorlar seni.
taşından Avm'ler yapıp,
toprağına vakitlerimizi gömüyorlar.

Uyan İstanbul, kalk!
vakit ayaklanma vakti.
bunca şehir katilini yutma vakti. 
kalk İstanbul.
sars... 
sarsıl...
bunca kötülüğün sebebi kimse
al onları ,
toprak altına savur.

Ne çok düşmanın var bir bilsen.
Neleri gömdüler adının altına da,
haberin yok.

Senin adını yaşatıp şehrini içten kuşattılar. 
nerede senin saygıya nazır,
komşu manzaralı evlerin.
nerde senin caddelerinde kılık kıyafet ayrımı olmadan 
yürüyen özgür bayanların gülüşleri.

Şimdi tek başına minibüslere dahi binilemez oldu .
bir kaç kanı bozuğun yüzünden 
anne babalar uyuyamaz oldu .

Senin sokaklarından bozacılar geçerdi oysa, 
hatırlıyorum. 
zerzevatçılar bir de...
şimdi elini kolunu sallaya sallaya
Şehir katilleri dolaşıyor.
aramızda... 
Şehrimizde,
Vatanımızda.

Sokakların vardı hani, 
Arnavut kaldırımlı taş sokakların.
Hristiyanı, Lazını Alevisini Kürtünü Çerkezini ayırmadan yaşadığımız o sokakların.
o candan insanlar nerde?
şimdi tek din-dil uğruna insanları bölüyorlar
nifak tohumlarını din adı altında
insanların beyinlerine yüklüyorlar.

Ahlakında temellerini sarsmaya başladılar.
Kız çocukları babalarından uzaklaştırılmak istendikçe
kadınlarımıza ölümü hak görüyorlar.

Ölümler bu kadar çok değildi  senin zamanında.
şimdi adım başı ölüm kol geziyor buralarda.
camilerde ezana eş değerde selalar okunurken,
kaç evin çatısı çöktü,
kaç aile yok edildi haberin var mı ?

Savaşlar başladı burada. 
Devlet Bizans misali tepemizde
Fatih desen, o artık kitaplardaki efsanevi komutan.
Kim kurtarır kim geri verir bir daha seni .
Sen de gittin. 
terk ettin yerini.

Hayat bir pahalı ki burada sorma!
evlere ekmekten çok fatura girer oldu,
ne huzur kaldı, ne bereket anlayacağın.
hastalıklar uçan kuş misali.. 
hemen hemen herkesin başında.

Kimler gitmediki bu taşı toprağı altın şehirden
o güler yüzlü güven veren amcalar teyzeler gitti.
yerlerine başka şehirlerden insanlar koydular,
içlerine insanlık koymayı başaramadılar.

Ah İstanbul...
neydin ne oldun.
koca heybetinden kum çalar gibi mazilerimizi çaldılar.
yürüdüğümüz yollar bile bize yabancı artık .
Kiminle gözgöze gelsem mağrur bakışlar karşılıyor beni.
İnsanlar kibirli.. 
insanlar bencil... 
İnsanlar sen gibi değil yani.

Sen ki,
Koca şehrin komutanıydın, 
Korkusuzca dolaşırdık sokaklarında,
Gelen geçen hâl hatır sorar,
güven neydi o zamanlar öğrenmiştik. 

Sen...
sabahların aydınlık yüzü. 
akşamlarımızın yanan feneriyken,
Şimdi aydınlık adı altında geleceğimizi karartıyorlar.
Senin üstünden rant sağlayıp,
Bİzi bu şehre düşman gibi gösteriyorlar.

Zaman da değişti bu kalabalıklıkta. 
gündüzler akşam olmadan geceye çabucak dönerken,
geceler sabaha zor geçer oldu.

Hey gidi koca İstanbul!
bir değiştin ki... 
öyle böyle değil.
insanlar gibi yani. 

Uyan İstanbul!
burada insanlık ölüyor.
Çık gel istanbul!
İnsanlar eskiyi ,
masumiyeti
seni bekliyor.


Ferhan Kırçiçek Aşar
Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları...
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
ÇOK OKUNANLAR
SON YORUMLANANLAR
E-Mail Bülten Kaydı
Döviz Kurları
Arşiv Arama
- -
Anket
İktidar partisinden memnun musunuz?
Fena Değil
Güzel
İdare eder
Kötü
Çok kötü

Hızlı Muhabir
© Copyright 2013 Hızlı Muhabir. Tüm hakları saklıdır. Bu site Gazi SOFT haber yazılımı alt yapısı ile yapılmıştır.
GÜNDEM
Kadına Şiddet
Anayasa Haberleri
Trafik Kazaları
Yerel Seçimler
SPOR
Galatasaray
Fenerbahçe
Basketbol Haberleri
Şampiyonlar Ligi
SİYASET
Recep T. Erdoğan
Devlet Bahçeli
Kemal Kılıçdaroğlu
AKP Haberleri
EĞİTİM
Eğitim Haberleri
Eğitim Bakanlığı
A.Ö.L.
Eğitim Portalı
DÜNYA
Avrupa Haberleri
Amerika Gündemi
Suriye İç Savaş
Arıkan Meselesi
MAGAZİN
MAGAZİN