Sigara, Muharrem Aşı ve Algı Yönetimi...


Bu makale 2014-12-08 22:08:07 eklenmiştir.
Seçkin BİLGİLİ

İletişim disiplini açısından en yalın anlamda, “duygu, güdü ve muhakemelerini etkilemek 

 

amacıyla, izleyicilere, seçili bilgiyi ve sinyalleri taşıyan ya da inkar eden faaliyet” şeklinde 

 

tanımlayabileceğimiz algı yönetimi kavramının, kullanıma ABD ordusunun birimleri 

 

tarafından kazandırıldığı konusunda yaygın bir düşünce vardır.

 

Doğrusu pek de yanlış değildir bu düşünce. ABD’nin, öyle veya böyle bir şekilde el attığı 

 

ülkelerin ekonomik, siyasal ve tarihsel verileri üzerinde yapılacak ciddi bir okuma, nelerin, 

 

nasıl sunulduğu açısından yeterli örnekleri teşkil edebilecek zenginliktedir.

 

Şirketlerin kurumsal yapı, markalaşma, müşteri sadakati gibi birçok çalışmasında, müşterileri 

 

etkilemek amacıyla da önem verdikleri “algı yönetimi” kavramı, sonuç olarak, iletişimi 

 

yönetmek demektir. Siyasi anlamda bu yönetilen kitleleri etkilemek, istenilen şekli 

 

verebilmek anlamına da gelir elbette.

 

Algı yönetimi kavramı üzerindeki ambalajı, göze hoş gösteren yaldızlı kaplamayı kazıyıp 

 

kaldırdığımızda, geriye kalan tek gerçek, ikna ve inandırma çalışmalarıdır aslında. Ve buna 

 

bağlı olarak, hareketlendirme, isteklendirme.

 

Algı yönetimini kendisine sihirbaz da diyen illüzyonistler (sözcüğün Türkçesi gözbağcıdır) 

 

sıklıkla kullanır. Konuşmaları, cafcaflı giysileri, dans eden yardımcıları, el hareketleri ile 

 

dikkatimizi başka yöne çekerken bizi hayretlere düşüren numarasını yapar gözbağcı.

 

Siyasi iktidarların elinde çok ciddi bir enstrümana dönüşür algı yönetimi. Öyle bir gözbağı 

 

numarası yapılır ki zaman zaman cebinizden para alanı alkışlar duruma getirilir insanlar. 

 

“Adam çalıyor ama çalışıyor” örneğinde olduğu gibi; “Masum bir çocuk değil, terör 

 

örgütünün maşasıydı” örneğinde olduğu gibi; “Başörtülü bacımı darp ettiler” örneğinde 

 

olduğu gibi. Destekçiler yalana inanır hale gelir ve soruyu tersinden sormaya başlar: Terörist 

 

olmadığını ispat edin ya da başörtülü kadına saldırılmadığını kanıtlayın gibi.

 

Cumhurbaşbakanı halkının sağlığına çok önem verdiği için mi sigara konusunda bu kadar 

 

hassas? Eğer öyle olsaydı Ankara’da musluklardan akan suyun sağlıklı olduğunu ileri süren 

 

belediye başkanını azarlardı. 

 

Cumhurbaşbakanı yoksullukla mücadele için mi kömür ve erzak dağıttırdı yıllarca? Eğer öyle 

 

olsaydı asgari ücreti yükseltir en azından vergi dışı bırakırdı.

 

Algı yönetimi burada devreye giriyor işte. Mutlaka fark etmişsinizdir ne zaman toplumsal 

 

tepki patlaması aşamasında gelinse cumhurbaşbakanı bir çıkış yapıyor. O çıkışa yanıtlar 

 

veriliyor ve gaz alınıyor.

 

Geçtiğimiz günlerde iki konu çok tartışıldı. Bunlardan biri Kaçak Saray’da verilen 

 

Muharrem İftarı, diğeri ise Esenler’de bir kafede sigara içen gençlere gösterdiği tepki.

 

Cumhurbaşbakanının Sünni olmayan, Sünniler içinde Hanefi ve hatta Vahabi olmayan 

 

kimseyi sevmediğini Mısır’daki sağır sultan bile duymuşken nereden çıktı bu Muharrem 

 

İftarı? Bir de üstüne yemekte konuşma yaptı. Konuşmasında kardeşlikten, birlikten, 

 

bütünlükten dem vurdu, Alevi toplum önderleri(!) de alkış tuttu. Sahi biz cumhurbaşbakanı ile 

 

aynı tarihi mi yaşıyoruz? Reyhanlı'da ölenler için "Altmış SÜNNİ vatandaşımız öldü" diyen 

 

babam değildi, ondan eminim. Ama şimdi tereddüde düştüm. Dönemin başbakanı, bugünün 

 

cumhurbaşbakanı değil miydi o lafı eden? Kaç ömür geçti Reyhanlı saldırısından bu yana ya 

 

da geceden sabaha insan değişir mi?

 

Ya Esenler’de sigara için yurttaşlarını azarlamasına ne demeli? “Cumhurbaşkanını görüyor, 

 

sigara içmeye devam ediyor terbiyesiz” dedi. Orada durmalı cumhurbaşbakanı. Kendisi öyle 

 

sansa da padişah falan değil, en azından henüz padişahlığını ilan etmedi. Ayrıca bu ülkede 

 

tiryakiler sigara içmeyi bıraksa ekonomi, biraz da abartalım, tepetakla olur. En ucuz sigara 

 

beş buçuk lira, 9 liraya satılan da var. Bu 9 liralık sigaranın 7,5 lirası vergi. O Kaçak Saray 

 

vergilerle yapıldı ve tam 1 milyar 370 milyon liraya mal oldu. Son aldığı uçak vergilerle 

 

alındı ve 185 milyon dolar. 

 

Siz sanıyor musunuz ki cumhurbaşbakanı sigaraya karşı ya da Alevileri seviyor. Ülke yangın 

 

yeri olmuş, madenciler hala çıkarılamamış, sıfır sorun sıfır komşuya dönüşmüş, insanların 

 

ağzında maliyet hesapları, IŞİD kapımızda... Algıyı yönetmek bu işte... Biz sigara tepkisini 

 

konuşalım, Muharrem Aşını konuşalım, onlar cebimizden götürmeye devam etsin. Sessiz 

 

sedasız YÖK yasasını onayladı örneğin. Üniversitelerde hangi konuların araştırılacağına YÖK 

 

karar verecek. YÖK üyelerini kim seçecek peki?

 

Paul Joseph Watson demiş ki “Hitler gireceği ortamlarda sigara içilmesini yasaklamıştı. 

 

Faşizmin diğer lideri Napolyon, Mussolini ve Franco da sigaradan nefret ederdi... Burada 

 

temel mesele kontrol etmek, size patronun kim olduğunu belletmektir. Sigara sağlığa 

 

zararlıdır! Ama faşizmden daha sağlıklıdır. Ve kişisel alışkanlıkların hükmedildikçe 

 

düzenlenmesi diktatörlüğe götürür.” Arkadaş mesele üç-beş paket sigara değil sen hala 

 

anlamadın mı?

 

Algınızı yönetmelerine izin vermeyin.

 

Saygıyla...

Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları...
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
ÇOK OKUNANLAR
SON YORUMLANANLAR
E-Mail Bülten Kaydı
Döviz Kurları
Arşiv Arama
- -
Anket
İktidar partisinden memnun musunuz?
Fena Değil
Güzel
İdare eder
Kötü
Çok kötü

Hızlı Muhabir
© Copyright 2013 Hızlı Muhabir. Tüm hakları saklıdır. Bu site Gazi SOFT haber yazılımı alt yapısı ile yapılmıştır.
GÜNDEM
Kadına Şiddet
Anayasa Haberleri
Trafik Kazaları
Yerel Seçimler
SPOR
Galatasaray
Fenerbahçe
Basketbol Haberleri
Şampiyonlar Ligi
SİYASET
Recep T. Erdoğan
Devlet Bahçeli
Kemal Kılıçdaroğlu
AKP Haberleri
EĞİTİM
Eğitim Haberleri
Eğitim Bakanlığı
A.Ö.L.
Eğitim Portalı
DÜNYA
Avrupa Haberleri
Amerika Gündemi
Suriye İç Savaş
Arıkan Meselesi
MAGAZİN
MAGAZİN