Türkiye Çin'den daha kötü olacak


Bu makale 2014-12-10 14:05:17 eklenmiştir.
Erkut GÜZEL

Türkiye ekonomisi üçüncü çeyrekte, yüzde 1,7 ile beklentilerin olldukça altında büyüdü. Ekonomistler ile banka ve aracı kurum analistleri üçüncü çeyrekte yüzde 2,9-3 dolayında büyüme bekliyorlardı.


Türkiye ekonomisinin dolar bazındaki büyümesi ise üçüncü çeyrekte yüzde 0,5 düzeyinde kaldı. Türkiye ekonomisi dolar bazında ikinci çeyrekte yüzde 4,3 ve birinci çeyrekte de yüzde 7,1 düzeyinde küçülmüştü. Bu veriler ile Türkiye ekonomisi yılın ilk dokuz aylık döneminde dolar bazında yüzde 3,6 daralma yaşamış oldu.
yukarıdaki verilerden bize çıkarılacak önemli dersler var. 
 
Çin gibi ekonomik büyüme konusunda "öncü" olmuş ve hatta ekonomik krizin "supabı" olmuş bir ülkenin, bugün aşırı yatırıma bağlı üretim fazlası yüzünden bir ekonomik krizin eşiğinde olduğunu görüyoruz. KP(Komünist Parti) tarafından perdelenen ancak gerçekte ciddi bir deflasyonun yaşandığını bildiğimiz Çin' de, Çin Merkez Bankası(PBOC) iki yıldan bu yana ilk kez faiz indirimine gitti.
 
Dünya ihracat pazarında rakibi olmaya çalıştığımız bir ülkenin krizde olmasına sevinmeli miyiz? Bu önemli konu başlığına verilecek cevap; Çin'i bir çok açıdan geriden takip eden bir ülke olarak Türkiye'nin durumunun Çin'den daha kötü olacağıdır.
 
Yerleşim yerlerinin merkezinde kurulu olan Brisa'nın ve Gübretaş'ın kapasite artırımlarını, sermaye çevrelerinin orta gelir tuzağı dediği şeye alternatif olarak gördüklerini ve Dilovası'nda canlı olarak yaşadığımız ancak Çin'de çok daha kötüsü olan çevre kirliliğini hiçe sayarak yaptıkları bu atılımın eşit bir zenginliğe yol açmayacağı gibi aşırı üretim sarmalına giren şirketlerin zora gireceğini öngörmek için kahin olmaya gerek yok.
 
Reel ücretlerin artmadığı ama finansallaşmanın bu ücret politikasına paralel hayatımızın her alanına girdiğini son yapılan bedelli askerlik kararlarında da görüyoruz. İşini kaybetmek istemeyen yada zorunlu askerliğin zor şartlarından uzak kalmak isteyenlerin şimdiden banka önlerinde kredi için sıraya girmesi ve bu borçluluk halinin kaderine razı olma hali yaratması, biyo-iktidarın krize bulduğu şimdilik tek çare olarak görülüyor.
 
2008 krizini öncesi ve sonrası şartlarıyla değerlendirmeden kapitalizmin ekonomik büyüme ve istihdam sorunlarına cevap verebilmemiz zor. bu kadar uzun bir tartışmanın yeride bu kadar kısa bir alan değil.
Sonraki yazımda Brisa ve Gübretaş'ın yaratacağı sağlık ve çevre alanındaki tehlikelere karşı oluşan kent savunması girişimini değerlendirmek istiyorum. 
İlk yazının kusuru olmaz herşey gönlümüzce olsun.
Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları...
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
ÇOK OKUNANLAR
SON YORUMLANANLAR
E-Mail Bülten Kaydı
Döviz Kurları
Arşiv Arama
- -
Anket
İktidar partisinden memnun musunuz?
Fena Değil
Güzel
İdare eder
Kötü
Çok kötü

Hızlı Muhabir
© Copyright 2013 Hızlı Muhabir. Tüm hakları saklıdır. Bu site Gazi SOFT haber yazılımı alt yapısı ile yapılmıştır.
GÜNDEM
Kadına Şiddet
Anayasa Haberleri
Trafik Kazaları
Yerel Seçimler
SPOR
Galatasaray
Fenerbahçe
Basketbol Haberleri
Şampiyonlar Ligi
SİYASET
Recep T. Erdoğan
Devlet Bahçeli
Kemal Kılıçdaroğlu
AKP Haberleri
EĞİTİM
Eğitim Haberleri
Eğitim Bakanlığı
A.Ö.L.
Eğitim Portalı
DÜNYA
Avrupa Haberleri
Amerika Gündemi
Suriye İç Savaş
Arıkan Meselesi
MAGAZİN
MAGAZİN