Osmanlıca Yerine –de ve –da’ları Ayırmayı Öğretseler


Bu makale 2014-12-10 21:21:56 eklenmiştir.
Ömer Fikret ŞEN

(Not: Siyasi yazı değildir.)

 

Son günlerde belirlenen gündem herkesin diline düşmüş durumda. Osmanlıca zorunlu ders olacakmış. Biz de günlerce bunu tartışacakmışız. Belirlenen ve istenen gündem (en azından şu anlık) bu…

                Peki, Osmanlıca öğrenmeli miyiz? Bilmem hiç düşünmedim. İlgilenmedim de. Çünkü öğrenmek eylemi bizim ülkemize göre bir eylem değil. Bizim ülkemizde matematik dersi de, coğrafya dersi de zorunluluk gösteriyor. O zaman “yukarılara doğru çıktığımızda nem artar mı azalır mı” sorusunun cevabını kaçımız verebiliyoruz? Ya da sekizgenin iç açıları toplamı kaç? Aslında biz bu zorunlu dersleri hiç öğrenmedik. Sadece ezberledik. Osmanlıca’nın da bir farkı olacağını sanmıyorum. Bu sebeple işin siyasi tarafıyla hiç ilgilenmiyorum.

                Benim ilgimi daha çok Türkçe’de gösterdiğimiz başarı çekiyor. Zorunlu olan Türkçe dersimizi hepimiz her şart altında aldık. Hatta öğrendik. Mühendis de olsak, doktor da olsak, işçi de olsak zorunlu olarak Türkçe öğrendik. Peki, kaçımız Türkçe konuşabiliyor ya da kaçımız Türkçe yazabiliyor? Latin alfabesini okuyabildiğimiz kesin. Yazma konusunda ise çok başarılı olduğumuzu söyleyemem. Hatta hiç başarılı değiliz. Nötr bile değiliz. Kötüyüz işte.

                Yapmanız gereken şey çok basit aslında. Girin sosyal medya hesaplarınıza ve ilk gördüğünüz cümleleri okuyun. Dikkatli okuyun! Okuduğunuz yazıların %95’inde (anlam değişmesine yol açan) imla hatası bulacak ya da göreceksiniz. Özellikle dahi anlamındaki –de’ye karşı bir kinimiz var. Büyük bir hıncımız var. Artık mahkemelerde bile karı kocayı tek celsede ayırıyorlar. Ama biz dahi anlamında olan, çok zeki olan –de’yi ayırmıyoruz. Mesleğimizin ya da eğitimimizin bir önemi yok. Doktor, mühendis, işçi, milletvekili ya da sporcu olmamız –de’lerle ilişkimizi değiştirmiyor.

                Türkçe ile ilişkimiz bu haldeyken Osmanlıca’yla bu kadar ilgilenmemize gerek yok. Biz zorunlu olan Türkçe dersini öğrenemedik ki Osmanlıca’yı hemen kavrayıp öğrenelim. Ya da 600 yıllık Osmanlı ne zaman kavramış ki biz hemen kavrayalım. Biz tarih dersinden ne öğrendik ki Osmanlıca’dan bir şeyler öğrenelim? Savaşlar tarihiyse mesele, gurursa eğer; o konuda ülkece başka bir boyuttayız. Gerçi Osmanlıca’yı da mezar taşı okuyabilmek için öğreneceğiz gibi duruyor. Ama benim daha pratik bir fikrim var. Mezar taşlarında sadece doğum ve ölüm tarihi yazar. İlk etapta 10 rakamı öğrenebilirsek sorun kalmaz bence.

                Son olarak yetkililere bir serzenişte bulunmak istiyorum. Haftada 2 saat Osmanlıca dersi olacaksa eğer; ondan önce haftada 2 saat “Dahi Anlamında Olan –de’yi Ayıralım Dersi” müfredata eklensin. Belki Türkçe’ye bir adım daha yaklaşırız. Sonra Osmanlıca’ya bakarız. Olur mu?

 

 

Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları...
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
ÇOK OKUNANLAR
SON YORUMLANANLAR
E-Mail Bülten Kaydı
Döviz Kurları
Arşiv Arama
- -
Anket
İktidar partisinden memnun musunuz?
Fena Değil
Güzel
İdare eder
Kötü
Çok kötü

Hızlı Muhabir
© Copyright 2013 Hızlı Muhabir. Tüm hakları saklıdır. Bu site Gazi SOFT haber yazılımı alt yapısı ile yapılmıştır.
GÜNDEM
Kadına Şiddet
Anayasa Haberleri
Trafik Kazaları
Yerel Seçimler
SPOR
Galatasaray
Fenerbahçe
Basketbol Haberleri
Şampiyonlar Ligi
SİYASET
Recep T. Erdoğan
Devlet Bahçeli
Kemal Kılıçdaroğlu
AKP Haberleri
EĞİTİM
Eğitim Haberleri
Eğitim Bakanlığı
A.Ö.L.
Eğitim Portalı
DÜNYA
Avrupa Haberleri
Amerika Gündemi
Suriye İç Savaş
Arıkan Meselesi
MAGAZİN
MAGAZİN