Cumhurbaşkanlığı hiç bu kadar… BİİİİP


Bu makale 2014-12-11 19:15:39 eklenmiştir.
Aktan USLU

Yerel seçim dönemi öncesiydi. İzmit’in Yahya Kaptan Mahallesi’nin içinde bir yerde yapacağım özel bir röportaj nedeniyle biraz erken gelmiş, mahallede turluyordum. Gözüm muhtar adaylarının afişlerine takıldı. Aza adaylarının altında, meslekleri yazıyor idi. O da neydi öyle? Halbuki benim yaşadığım aynı il sınırları içindeki Gebze ve Gebze’den türeyen ilçelerde, “Sosyalistim” diyen muhtar adayının aza adaylarının isminin altında bile, memleketi yazardı. Muhtar adaylarından biri hatun kişi, ikisini gözüme kestirdim. Hatun kişinin afişlerde yer alan cep telefonuna ulaşılamıyordu. Artık seçmen ola ki adaya ulaşmak istedi, nasıl ulaştı? Fazla üstelemedim. İkincisine ayağım “uğurlu” geldi. Muhtar seçildi. Seçim hikayesini bildiğim için seçim sonrası da Gebze’de Yahya Kaptan Modeli’ne ilişkin iki sayfalık “özet” bir haberi yapıverdim. Emekli Öğretmen Ahmet Mirzaoğlu sohbetlerden birinde, “Biz muhtarlık makamının ağırlığının hakkını vereceğiz” diyordu: “Bazı kişiler hakkında, ‘Muhtar bile seçilemez’ tanımlamasını, asla hak etmiyoruz…”

 

**

 

Recep Tayyip Erdoğan’a ilişkin de kullanılmıştı o tabir. “Muhtar bile seçilemez” deniyordu bir zamanlar. Halbuki adam, 2002 yılından beri bu ülkede Başkan. Bu arada, “Başkan” tanımlamasında redakte hatası falan yok. Düzeltme falan gelmeyecek bir sonraki yazıda. Recep Tayyip Erdoğan, bildiğiniz Başkan. Başbakan iken de Başkan’dı, Cumhurbaşkanı iken de Başkan. Ülkemize, -doğrudur yanlıştır tutar tutmaz ayrı mesele- oturtmaya çalıştığı Başkanlık hevesini bilinç altında hep yaşadı ve açığa vurdu. Nerede açığa vurdu. Başbakan iken “Başkan” olduğunu Metin Feyzioğlu’nun konuştuğu o meşhur toplantıda sergiledi. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün de yer aldığı makamı Feyzioğlu’nun konuşmasına kızıp terk ederken, peşinden  Abdullah Gül’ü sürükledi. Bunu ancak bir Başkan yapabilirdi, yaptı!

 

Hafta içi salı sabahıydı galiba. Koç Börek Salonu’nda poğaçamı yiyip çayımı yudumlarken televizyon ekranında rastladım kendisine. Halkımıza ve naçizane bana, “Ben bildiğiniz Cumhurbaşkanları’na benzemem” diye buyuruyordu. Aleni şekilde, anlayana, “Ben Cumhurbaşkanı sıfatı taşıyorum ama Başkan’ım” diyordu, anlayana.

Şahsım adına ben mesajı aldım. Biraz geç oldu ama aldım, darısı almayanın başına…

Naçizane, 1978 sonrası kuşağıyız biz. Çocuktum o zamanlar. Milliyet Gazetesi’nde Kenan Evren’in bir haberini okumuştum, hiç unutmam: Yengemizin vefatı sonrası yüzüğü parmağından çıkartmadığı fotoğraflanmış, rahmetli eşine vefa gösteren eş konumunda pazarlanıyordu ülkemiz “bağımsız” basını tarafından o civcivli yıllarda. Çocuk aklı işte, “Helal olsun” dedim, alkışladım kendisini yürekten.

Sonra benim büyüdüğüm mahalle, Küçük Moskova diye de adlandırılan Üsküdar’ın Selimiye Mahallesi’nde ne kadar abimiz, ablamız varsa hepsi bir gün aniden “saklambaç” oynamaya gitmiş; anne babaları bize oğulları için “Askere gitti”, kızları için “Kocaya kaçtı” demişlerdi. Meğer öyle değilmiş, ergenlik çağımda anladım.

12 Eylül 1980 askeri darbesinin 30’ncu yıldönümünde yapılan, “Paket program halk oylaması” öncesi, onlar için ağlarmış gibi yaparken Recep Tayyip Erdoğan, bu sefer yutmadım. “Başkan” dedim ekrandaki Recep Tayyip Erdoğan’a: “Kenan Evren beni o gün kandırdığında, 11 yaşındaydım!”

Sözün özü, geçen salı sabahı Başkan olduğunu hala anlamayan varsa televizyon ekranından aleni teşhir eden Recep Tayyip Erdoğan’ı hala Cumhurbaşkanı sanan varsa, bence yanılıyor. Adam sizlere “Başkanım ben yahu Başkanım mı?” desin. O kadarına da pes. 11 yaşındaki çocuklara sözüm yok, ama ergenlik ve ötesi için “pes” eleştirimi hazmedin lütfen.

Şayet Recep Tayyip Erdoğan bu ülkenin Başkan’ı değil Cumhurbaşkanı ise ben o makamın  (BİİİİİP) bir hale geldiğine hiç bu kadar tanık olmamıştım” diyorum. (BİİİİP) derken, anladınız siz onu. Neme lazım deyip oto sansür yapmış oldum. Argo bir ifadeyi kast etmemiş olsam da, neme lazım refleksi sergilemiş oldum.

Bir tarafta muhtarlık makamının hakkı için mücadele eden İzmit Yahya Kaptan Mahallesi Muhtarı Ahmet Mirzaoğlu…

Öbür tarafta Cumhurbaşkanlığı makamını….. (BİİİİİİP)  hale getiren, Cumhurbaşkanı olduğu iddia edilirken aslında Cumhurbaşkanı olmadığını televizyon ekranlarından örtülü şekilde dile getiren Başkan, Recep Tayyip Erdoğan…

BİİİİİP….. BİİİİİİİP….. BİİİİİİİP….

 

 

 

Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Mobil
Murat 2014-12-12 22:32:55
Aktan yine Uslu durmamışsın...
Toplam 1 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları...
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
ÇOK OKUNANLAR
SON YORUMLANANLAR
E-Mail Bülten Kaydı
Döviz Kurları
Arşiv Arama
- -
Anket
İktidar partisinden memnun musunuz?
Fena Değil
Güzel
İdare eder
Kötü
Çok kötü

Hızlı Muhabir
© Copyright 2013 Hızlı Muhabir. Tüm hakları saklıdır. Bu site Gazi SOFT haber yazılımı alt yapısı ile yapılmıştır.
GÜNDEM
Kadına Şiddet
Anayasa Haberleri
Trafik Kazaları
Yerel Seçimler
SPOR
Galatasaray
Fenerbahçe
Basketbol Haberleri
Şampiyonlar Ligi
SİYASET
Recep T. Erdoğan
Devlet Bahçeli
Kemal Kılıçdaroğlu
AKP Haberleri
EĞİTİM
Eğitim Haberleri
Eğitim Bakanlığı
A.Ö.L.
Eğitim Portalı
DÜNYA
Avrupa Haberleri
Amerika Gündemi
Suriye İç Savaş
Arıkan Meselesi
MAGAZİN
MAGAZİN