Önce İnsanca sonra Osmanlıca


Bu makale 2014-12-13 11:42:22 eklenmiştir.
Ferhan KIRÇİÇEK AŞAR

Kızıyorum evet.
Osmanlıca'ya kızmıyorum o devri bugune taşıma ısrarlarına kızıyorum.
umurlarında olan tarih değil oysa,

 Ecdadımıza duydukları saygı ve de sevgi hiç değil...
Varsa yoksa milleti o zamana götüremeyecekler ya,
Osmanlı'yı bu zamana getirip sözde çarkından çıkmış bir milleti muma çevirip ,
kendilerince yaşatmak istedikleri düzende köle olarak yaşatmak.

Osmanlı'ca mı gelecek şimdi eğitim düzenine,tamam gelsin...
o zaman kendileri de konuşsun kürsü de meydanlar da Osmanlıca da görelim.
Öğretmen öğrenmeden öğrenci öğrenemez mantığından yola çıkarsak durum bu.
öyle iki harf kanunu getirmekle olunmuyor Osmanlı.!
Memleket de  insanların hakkı üzerinden saltanat sürülüyor,
çoğunluk da kalkmış o saltanata alkış tutuyor.
kendi geleceklerinin köleleri her biri de gör/e/miyorlar.

Ha, adalet denilince, ahlak denilince evet kimse o devrin insanlarına laf edemez,
Adamlar adil düzen uğruna zamanında vatanına ihanet eden evladının boğazını vurdurmuş.
şimdikilerse pişmiş kelleyi bile isyan ettirecek bir alaycılıkla
başta hırsız /katil olan evlatlarının yolsuzluktan sadece yoldan değil,
insanlıktan da çıkmış evlatlarının sırtını sıvazlıyor
 ''Arkandayım ben'' diye.

Osmanlı ki, memleket için zararı olan, başta kendi devlet erkanlarından başlayıp sonrasında ailesinden ,
ve en son halka açılarak tek tek herbirini kılıçtan da geçirmiştir.
o zaman ki devirle şimdiki devir arasındaki tek fark,
Bugün devlet erkanları dediğimiz şahıslar hesabını veremedikleri bir zenginlik içindeler,
Çünkü adli değil ne kazandıkları ne yaptıkları.
sorulsa da anında yerleri başka şehirlere atanıyor ne mümkün.?
yetmediği gibi altınla, dolarla, para sayma makinaları ile basılan evlerden kimse hesap soramazken
aynı devlet erkanlarından biri ya da birileri milyon dolarlık saatlerle beslenip,
bi de üstüne onlarca savcıyı avukatı yerindenalıp yerine kendileri gibi insanlar getiriyorlar.

Bilinmelidir ki Osmanlı Devleti zamanında bir devletin varlığını sürdürebilmesi için
gereken askeri malî ve hatta zirai her türlü tedbir alınmıştı.
Bunun yanısıra Osmanlı Devletinin tüm kuruluşları gelişmiş devletlerin kuruluşlarının hepsinin üzerinde idi .
Yalnız burada en önemli konu bu devlet kuruluşlarının AZ MEMUR ve AZ HARCAMA ile en iyi şekilde idare ediliyor olabilmesiydi..durum ne kadar açık değil mi.?

Şimdi asıl soru Osmanlı'ca mı insanca mı.?
insan olabilmenin erdemini feyzini yaşayan insan zaten hakkı da bilir hukuku da,adaletin nasıl işleneceğini de.Ve bu insanlar asıl amacı neden anlamıyorlar hala ..
geçmişi bugüne taşıyıp bugünü ise geçmişin üstüne kapatmaya uğraşıyorlar.
Getirilmesi gereken onca yenilik varken neden halâ yüzyıllar öncesine gidiliyor.?
ve neden özellikle harf inkilabı misali bir yenilik getirilmeye kalkılıyor.

Ve evet buna kızıyorum işte.
Osmanlı devrini bugüne taşımak istedikleri için,
Türk Alfabesinin yerine kendilerinin bile çeviremediği Osmanlıcayı dayattırdıkları için...
önce harflerimizi alacaklar dilimizden..
sonra kılık kıyafetlerimizi çıkartacaklar üzerimizden.
şapkalarımız gidecek yerine fesler gelecek,

Amacın dışına çıkılıp kendi menfaatleri uğruna insanlara ( halka)
devletin verdiği güçle baskılayıcı bir otoriteri ile yöneten sisteme tepkim.

Hadi.! gelsin Osmanlıca, buyursun gelsin.
Fakat onlar kadar adaletli olacaklar mı.?
halkın arasına karışıp kimin ne derdi ne geçim sıkıntısı var sorup öğrenecekler mi.?
yetim hakkı yemeden lüks içinde yaşayıp halkının geçim sıkıntısına kulak kapatamayıp,
her birinin tek tek derdine derman olacaklar mı.?
Saray yavrusu evlerinde otururken halkının ne durumda olduğuyla ilgilenecek bir iktidar var mı bu memleket d.?
varsa hay hay...
bende Osmanlıca isim almazsam Ferhan değil Fermanım.

Sevgilerimle.

Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Osmanlı Zihniyeti
Lütfi 2014-12-13 17:59:59
Evet cok güzel bir yazı olmus Ferhan hnm tbrk ederim bunu okurken aklıma gelen Kanuni sultan suleymanın bir anısını yazmak istedim yerinde ve güzel bir benzetme olacak ufacık bir karınca nın hakını dusunen bır padısah ve şimdikiler :)) Kanuni Sultan Süleyman Han bir gün seferdeyken otağın kurulduğu çadırı dayayan direği karıncalar sarmış. Askerlerden biri de padişahın yanına gelerek : “Hünkar’ım çadırın direğini karıncalar sarmış. Böyle giderse direği yiyip çadırı yıkacaklar.” Bunun üzerine Kanuni Sultan Süleyman zamanın kadısı Ebu Sud Efendiy‘e bir name gönderir. Padişahın şiire merakı olduğu için aynen şöyle yazar nameye: ‘’Çadırın direğini karıncalar sarınca altına bir mahsur olur mu karınca kırınca?’’ Öyle zarif hane bir üslubu tebessüm ederek okuyan Ebu Sud Efendi yine zarif hale bir karşılık verir: “Yarın hakkın divanına varınca Sultan Süleyman’dan hakkın alır karınca. ” Bu cevabı okuyan padişah, karıncalara ve direğe dokunmayın, çadırın yerini değiştirin diye buyurdu
Toplam 1 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları...
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
ÇOK OKUNANLAR
SON YORUMLANANLAR
E-Mail Bülten Kaydı
Döviz Kurları
Arşiv Arama
- -
Anket
İktidar partisinden memnun musunuz?
Fena Değil
Güzel
İdare eder
Kötü
Çok kötü

Hızlı Muhabir
© Copyright 2013 Hızlı Muhabir. Tüm hakları saklıdır. Bu site Gazi SOFT haber yazılımı alt yapısı ile yapılmıştır.
GÜNDEM
Kadına Şiddet
Anayasa Haberleri
Trafik Kazaları
Yerel Seçimler
SPOR
Galatasaray
Fenerbahçe
Basketbol Haberleri
Şampiyonlar Ligi
SİYASET
Recep T. Erdoğan
Devlet Bahçeli
Kemal Kılıçdaroğlu
AKP Haberleri
EĞİTİM
Eğitim Haberleri
Eğitim Bakanlığı
A.Ö.L.
Eğitim Portalı
DÜNYA
Avrupa Haberleri
Amerika Gündemi
Suriye İç Savaş
Arıkan Meselesi
MAGAZİN
MAGAZİN