AvukatıNa Dokunma Bir Gün Gerekebilir…


Bu makale 2014-12-21 23:17:50 eklenmiştir.
Seçkin BİLGİLİ

18 Aralık 2014 günü Gaziantep’te bir avukat bürosunda öldürüldü. Meslek örgütünden bir yazılı açıklama, cenazesinde bir kuru konuşma o kadar. Yargının kurucu unsurudur avukat. Yargıçla, savcıyla aynı okulda yetişir, hatta aynı sırada ders dinler. Aynı kantinde çay içer. Aynı sınavlara girerler. Ama sanki başka dünyadan gelmişler gibi davranırlar.

Benzer bir saldırı bir yargıca ya da savcıya yönelse yer yerinden oynar o saldırgan hemen bulunur ve tutuklanır. Avukatların yaşamaya bile hakkı yoktur, onlar olmasa da olur zaten.

“Bizimkiler” dizisinde bir kapıcı karikatürü çizildi kapıcılar ayaklandı; DYP Genel Başkanı Tansu Çiller ANAP Genel Başkanı Mesut Yılmaz’a “şerefsiz onbaşı” dedi onbaşılar isyan etti; bir başka dizide taksiciler mizahi olarak eleştirildi taksi şoförleri eylem yaptı; bir doktor saldırıya uğradı doktorlar iş bıraktı… Yahu bu ülkede tellaklar bile bizi kötü gösteremezsiniz diye meydana çıkıyorlardı peştemalın düşmesi olasılığı nedeniyle vazgeçtiler. Hemen her yerli dizide bir avukat ya aşağılanır ya da acımasız kan emici bir varlık gibi gösterilir ne avukatların ne meslek örgütlerinin sesi çıkar. Siz fırında ekmek çıkmayınca ekmek almadığı için öldürülen bir kapıcı gördünüz mü? 

Hukuk ve savunma bir gün herkese lazım olur. Adana’da icra müdürü ve avukatı vuran borçlu gazete ilanı ile avukat aramak zorunda kalmıştı.

 

AVUKAT KULLANMA KLAVUZU adıyla internette dolaşan bir metin avukata bakışı mizahi bir şekilde dile getiriyor.

* Avukatlar milyonlarca kanun maddesini hatta yönetmelikleri ezbere bilmelidir.

* Sorununuz hukuki olsun veya olmasın her saatte her yerde ona danışabilirsiniz

* Avukatlar uyumaz, aile düzenleri yoktur. O nedenle haftanın her gün ve saatinde aramaktan çekinmeyin. Kadın veya erkek olsun avukatınızı nereye isterseniz çağırın gelirler, gelmezlerse fevkalade ayıp ederler.

* Her ne kadar Türkiye Barolar Birliği tarafından “danışma ücrete tabidir” denilse de inanmayın. Doktorların muayene ücretini mutlaka ödeyiniz ama avukatın ücreti diye bir şey düşünerek strese girmeyiniz.

* Yılların bilgi birikimine dayanarak da olsa, iki cümle kurmak için para alınmaz, hele sizi falanca dost göndermişse hiç para alınmaz. Ama doktor “bir şeyciğin yok 2 saat uyu geçer” dediğinde vizite ücreti mutlaka verilmelidir. Çünkü size beş dakikasını ayırmıştır.

* Avukat dava masraflarını cebinden yapar. Siz bunu dert etmeyin Allah’ın avukatlara özel olarak para gönderdiğini hepiniz biliyorsunuz. Türkiye’de Allah bunu başka hiçbir meslek mensubuna yapmaz.

* Dava harçlarının yüksek olması durumunda, bilirkişi ücretini fahiş bulduğunuzda doğrudan onlara kızıp söylenebilirsiniz.

* Dava aşamasında, mutlaka bildiğiniz tüm avukat, emekli hâkim, zabıt kâtibi ve hatta başından buna benzer dava geçmiş olan tüm dostlarınıza ve bakkalınıza danışıp avukatınıza iletin. Onların fikirleri avukat için önemlidir. Nasıl olsa işinizin masraflarını o yaptığı için hiç olmazsa hukuki bilgileri de siz ona aktarın.

* İşin başlangıcında size davanızın kazanılmasının çok zor olduğunu, hatta haksız olduğunuzu söylemiş olsa bile, dava kaybedildiğinde bu gene sadece avukatın suçudur.

* Siz adam öldürmüş olabilirsiniz ama beraat kararı alamayan avukat hatalıdır.

* Boşanma davanıza bakıyorsa eğer, saat başı arayıp konu ile ilgili veya ilgisiz son gelişmeleri lütfen ona bildirin. Kayınvalidenizin, görümcenizin dedikleri, sabahı beklemeyecek kadar önemlidir avukat için.

* Davanız uzayabilir. Bu durum hâkim değişikliği, bilirkişinin raporunu geç vermesi, duruşma tarihinin uzun aralarla verilmesinden kaynaklansa da iktidarı ele geçirip bunları düzeltmediği için yine avukat sorumludur.

* Davanıza bakan hâkimi veya savcıyı tanıyan bir yakınınız varsa mutlaka onu devreye sokun, böylece probleminizi avukatsız çözebilirsiniz. Zaten hâkim ve savcılar da sizden bunu beklerler ve bu çok hoşlarına giden bir yoldur.

* Davanızda göstereceğiniz tanıkların ne bildiğinin önemi yoktur. Kanuna aykırı olsa da avukat, sizin için onlara ne diyeceklerini öğretmelidir. ( Hatta duruşmada tanıklarınızın şaşması halinde dahi avukat sorumludur).

* Bir borcunuz dolayısıyla hakkınızda icra takibi yapılmışsa bunu tek sorumlusu alacaklınızın avukatıdır. Bu avukat evinize veya işyerinize hacze geldiğinde ona dilediğinizi yapma hakkınız vardır. Küfür edin, tehdit edin hatta öldürün. İşte bu konuda özgürlüklerin en genişine sahipsiniz.

* Karşı tarafın avukatı, artık meslektaşımız değil bizim düşmanımızdır. Adliye koridorunda onunla sohbet ediyorsak, bu aslında iki yakın arkadaş olmamızın değil, sizi satmış olduğumuzun bir göstergesidir.

* Avukatınız Amerikan filmlerinde görüldüğü gibi uzun uzun savunma yapamıyorsa, yargıcı bir yana atıp tanıklara kendisi soru sorarak onların yalanlarını ortaya çıkaramıyorsa beceriksizliğine verin. Hatta bu avukat duruşmaya tam olarak saat kaçta girileceğini bile bilmez, sizi duruşma kapısında bekletirse onu azledip tazminat isteyin.

* Bize bir şey sormak isterseniz zahmet edip, yol parası harcayıp gelmenize gerek yok; cep telefonundan bir sinyal verip kapatın, eğer numaranız bizim telefonumuzda görünürse hemen sizi ararız ve yarım saatte tüm sorularınızın yanıtını alırsınız. Böylece bedava is yaptırdığınız aile dostu avukatın işi savsaklayıp savsaklamadığını da bedavadan öğrenmiş olursunuz.

* Avukata peşin para vermenize gerek yok diye daha önce söylemiştik. Sizinle ücret sözleşmesi yapmak isteyen avukattan hiç çekinmeyin imzalayın. Hiçbir avukat kendi alacağını tahsil edemediği gibi bu isi verebileceği bedava avukat da bulamayacağından paranız cebinizde kalır.

* Sizin işinizi yaparken avukatın tek amacı adalet, daha doğrusu sizin için adalet olmalıdır.

* Ona para teklif etmenize gerek yoktur. Avukat başka işlerden kazanır parasını. Kumar, kadın veya beyaz zehir size ne, nereden kazanırsa kazansın önemli olan size bedava çalışmasıdır. Hatta isterseniz öğlene doğru gidin de size yemek ısmarlasın.

Yazıyı eski İngiltere Başbakanı Sir Winston’ın (Churchill) güzel bir sözü ile kapatalım:

“Ben doktoruma ne ücret ödüyorsam, avukatıma bunun iki katını öderim. Çünkü doktoruma ne anlatırsam anlatayım, doktor bana bir reçete yazar ve gider. Ağrıyı, sızıyı, acıyı ben tek başıma çekerim. Oysa avukatıma ne anlatırsam anlatayım ben onun yanından rahatlamış bir şekilde çıkarken, tüm anlattığım dert, tasa ve kasvet, artık onun derdi haline gelir.”
Diyeceğim o ki AvukatıNa Dokunma Bir Gün Gerekebilir…

 

Saygıyla…

Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları...
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
ÇOK OKUNANLAR
SON YORUMLANANLAR
E-Mail Bülten Kaydı
Döviz Kurları
Arşiv Arama
- -
Anket
İktidar partisinden memnun musunuz?
Fena Değil
Güzel
İdare eder
Kötü
Çok kötü

Hızlı Muhabir
© Copyright 2013 Hızlı Muhabir. Tüm hakları saklıdır. Bu site Gazi SOFT haber yazılımı alt yapısı ile yapılmıştır.
GÜNDEM
Kadına Şiddet
Anayasa Haberleri
Trafik Kazaları
Yerel Seçimler
SPOR
Galatasaray
Fenerbahçe
Basketbol Haberleri
Şampiyonlar Ligi
SİYASET
Recep T. Erdoğan
Devlet Bahçeli
Kemal Kılıçdaroğlu
AKP Haberleri
EĞİTİM
Eğitim Haberleri
Eğitim Bakanlığı
A.Ö.L.
Eğitim Portalı
DÜNYA
Avrupa Haberleri
Amerika Gündemi
Suriye İç Savaş
Arıkan Meselesi
MAGAZİN
MAGAZİN