Noel Baba’ya yapılan değerlerimize yapılsaydı


Bu makale 2015-01-01 22:47:26 eklenmiştir.
Aktan USLU

2014 yılının son günleri, gazetecilik mesleği adına tam bir kabus oldu. AKP’li milletvekilinin TOKİ’den kendisi ve yakınları için haksız yoldan edindiği konutları haber konusu eden Tuncelili muhabirin devlet hastanesinde çalışan eşinin işten çıkartılmasını izledik. Malum dört Bakan’a ilişkin soruşturmaya takipsizlik kararı verilmesinin ardından sosyal medyada paylaştığı bir görüşünden ötürü baskı görene tanık olduk. Kişisel gözükse de toplumu ve mesleği ilgilendiren baskı ve dayatmaları da gördük, Zaman Gazetesi’ne yönelik operasyonu da… Daha da acısı o veya bu gerekçeyle suskun kalınması bir yana kimi basın yayınlarda alkışlandığına da tanık olduk.

Yılın son meslek faciasına ise Milli Gazete imza attı… Tarafsız basın organı olmayacağından esasla Milli Görüş çizgisi doğrultusunda yayın yapan bir gazete, 31 Aralık günü tamamen nefreti körükleyen bir “habercilik” yaptı. Siyasi olarak şu öngörümü paylaşmak istiyorum: Malumunuz, Necmettin Erbakan’ın vefatının ardından da bölünme yaşandılar. Bu süreçte Kocaeli dahil olmak üzere ülkenin her yerinde, bugün Saadet Partisi’nin tepesinde olanlar tarafından üyelerin üyelikleri silindi. Sonuçlanan kongreler iptal edildi. Delegelerin üzeri silindikten sonra yenilenen kongrelerle ilçe, il ve genel merkez yapılanmaları oluşturuldu. 31 Aralık tarihli Milli Gazete’ye yansıyan da yanılmıyorsak bu zihniyetin bir ürünüdür. Şunu iddia ederim ki Saadet Partisi’nin genel merkez ve taşradaki yapılanmalarında bugün mücadelesini Fatih Erbakan Vakfı çatısında sürdüren Milli Görüşçüler olsa idi şüphe yok ki yılbaşı kutlamaları aleyhine yazı, yorum ve haberler çıkardı ama ifade biçimi, hele ki bir gazete üzerinden asla o şekilde olmazdı.

2015 yılına girerken de yine klasik bir tartışma ile girdik. Şahsım dahil şahsım gibiler 31 Aralık gecesi yeni bir yıla girişi kutladı. 25 Aralık’a denk gelen Noel’i kutladığımız iddia edildi. Halbuki bizler kendimizi ifade etme kabiliyetine sahiptik. Ne yazık ki neyi kutladığımızı, bizden daha iyi bildiklerini üstelik bize rağmen iddia ettiler. İlgili ilgisiz her kafadan ses çıktı. Yılın son günü Kocaeli’nde Eğitim Bir-Sen tarafından da yazılı bir açıklama yapıldı. Şahsım adına hiç okumadan çöpe attım. Akabinde şöyle bir yanıtı da ilettim:  

 

AKP'nin kapanmasının gündemde olduğu süreçte özgürlük adına Ortak Okul (Akıl) Hareketi adına sokaklara in. Ortaklık bozulması sonrası Zaman Gazetesi'ne yapılan diktatör baskıda sağ kulağının üzerine yat... 20 Aralık operasyonu sonrası yargıyı baskı altına almak için AKP finansörlüğünde Kocaeli'nin en uç mahallelerinden İzmit'e otobüs kaldır. O operasyona dair bilirkişi raporunda, "Mal varlıkları kazançları ile orantısız" tanımlamasını, haber yasağını görmezden gel..

Her tür yolsuzluk, arsızlık, hırsızlık iddiasında hadi suskunluk bir yana korumacılığı üstlen...

Şimdi Noel mi yılbaşı mı üzerinden İslamcı imajı ver...

Hocam hadi başkasından mesela dik ve ahlaklı bir Milli Görüşçü dese deriz ki, "Dinlenir" ama sizden dinlemek inanın hiç inandırıcı değil yaaaa”

 

Doğru mu yaptım, yanlış mı yaptım, bilemem. Ama o anki ruh halimle yaptım. Bir takım kişi ve kurumlar bir takım konularda görüş ve düşünce ifade edecekse önce kendisini sorgulamalı: “Buna hakkım ve yüzüm var mı?”

Şayet Eğitim Bir-Sen böylesi bir açıklamaya hak ve yüz buluyorsa, ben de şahsım adına o tepki için kendime hak veriyorum.

Süreç içinde iyi bir gazetecilik refleksini Kocaeli Manşet Gazetesi gösterdi. Mustafa K.Erol arkadaşımızın imzasıyla yayınlanan haberde İl Müftüsü Mehmet Sönmezoğlu şahsında bir bilen, bir akil konuşturuldu. Sönmezoğlu, kutlayanların günaha gireceğini söyledi. İşte olması gereken habercilik refleksi, işte takınılması gereken ifade tipi. Kocaeli Manşet toplumsal konu hale gelen ve olur olmaz herkesin bilgisizliğini teşhir ettiği bir konuda konuşturulması gereken kişiyi konuşturdu. O kişi de adabıyla konuştu. Toplumu germedi, kötülemedi, ötekileştirmedi, nefreti körüklemedi.

Yine Milli Gazete’nin 31 Aralık tarihli manşetine dönerek bağlayacak olduğumuzda Noel Baba, Hristiyanlar’ın bir manevi değeri. Bizim manevi değerlerimize yapılan benzer veya farklı yaklaşımlarda takınılan tavır malum iken başkasının manevi değerlerini o şekilde lanse etmek, ne kadar ahlaki? İslam aynı zamanda bir sevgi, hoşgörü dini değil mi? İslam aynı zamanda her ne istiyorsa tüm insanlık için istemiyor mu? Bizim ki dinde, diğerlerinin ki ne?

Bence 2015’te her tür alt kimliğimizden arınarak önce insan olduğumuzu bir an önce hatırlatmak ve uygulamakta fayda var. Birkaç saatliğine, “Dünyalıyım ben” demekte fayda var.  Ve başkasının değerlerine saygı duymayan bir anlayışın da bizim değerlerimize benzer tacizlerde bulunulduğunda laf etmeye hakkı yok diyorum.

 

Bugün hayli uzattım. Başka da bi’şi demiyorum.

Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları...
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
ÇOK OKUNANLAR
SON YORUMLANANLAR
E-Mail Bülten Kaydı
Döviz Kurları
Arşiv Arama
- -
Anket
İktidar partisinden memnun musunuz?
Fena Değil
Güzel
İdare eder
Kötü
Çok kötü

Hızlı Muhabir
© Copyright 2013 Hızlı Muhabir. Tüm hakları saklıdır. Bu site Gazi SOFT haber yazılımı alt yapısı ile yapılmıştır.
GÜNDEM
Kadına Şiddet
Anayasa Haberleri
Trafik Kazaları
Yerel Seçimler
SPOR
Galatasaray
Fenerbahçe
Basketbol Haberleri
Şampiyonlar Ligi
SİYASET
Recep T. Erdoğan
Devlet Bahçeli
Kemal Kılıçdaroğlu
AKP Haberleri
EĞİTİM
Eğitim Haberleri
Eğitim Bakanlığı
A.Ö.L.
Eğitim Portalı
DÜNYA
Avrupa Haberleri
Amerika Gündemi
Suriye İç Savaş
Arıkan Meselesi
MAGAZİN
MAGAZİN