Savaşın Orta Yerine Düşen Bir Çocuk


Bu makale 2015-01-02 11:50:23 eklenmiştir.
Ferhan KIRÇİÇEK AŞAR

Dünyaya geldiğinde sadece ailesi değil, dünya da özlemle kucakladı O'nu,

çünkü o savaşın tam da ortasına düşmüş bir barış elçisiydi adeta,

o yüzden 1941 yılındaki II.Dünya Savaşının izleri sürerken

1943 de dünyaya gelerek bu savaşın sonu olmuştur adeta ailede ve de dünyada.


...Soğuk bir Ocak ayının ikinci günüydü, adı Tosun Yusuf Mehmet konmuştur,

böyle verilir öncelik adı, ismin gerçek sahibi ise hiç tanımadığı amcası 1941 senesinde savaş zamanında vefat eder ,

o henüz dünyaya gelmeden, ve babası aile geleneğini ailenin ikinci oğluna Tosun Yusuf Mehmet'e emanet eder, 

amcasının adını bırakır, küçük emanetçiye, gelecek nesillere taşısın diye,

tosun gibi olduğundan öyle bilinirmiş Tosun Yusuf Amca, 

bir nevi lakabı buymuş.nam-ı diğer Tosun Yusuf Mehmet'in.


Ve şimdi,Tosun Yusuf Mehmet  ismi bir bebeğin ellerine bırakılır bir kış günü. yıllar geçer,

okula başlama zamanı gelir kayıt edilmek üzere çıkılır okul yoluna 

küçük( torun) Tosun Yusuf Mehmet..... ..... ,


...Nüfüs kaydından Tosun Yusuf Mehmet siliniyor geriye sadece devamındaki isimler kalır, 

MEHMET BARIŞ MANÇO .!

ve bugünümüze kadar geliyor sevgili Barış Manço,

nam-ı diğer Tosun Yusuf Mehmet Barış Manço.!

İsmi gibi huzur veren enerjisi, yıllarca eskimeyecek olan şarkıları  ve çocuksu gülüşleri ile...


Bunlarla bitmiyor Barış Manço hakkında bilinmeyen yüz gülümseten okudukça onu özleten hikayeler,

babamdan dinlemiştim seneler evvel,

(Babam diye demiyorum ama onunla tarih hakkında konuşmak , 

sesli bir kitaptan hikayeler dinlemek gibiydi,anlatımı son derece akıcı,ve de akılda bırakıcıydı ki , 

bende ki bir çok bilgi babamdan kalmıştır yadigar.! babam anlatır ben aklıma not ederdim.)


Ve onlardan hiç unutamadığım;

Barış Manço,7'den 77'ye programını sunduğu bir gün canlı yayında seslenir tv halkına, sene 1980'ler,

istediği tek şey vardır,doğum tarihini verir,ve der ki,'' Benden önce doğmuş biri varsa lütfen bana ulaşsın''

posta adresini verir , telefonlarını da, program boyunca ve haftalarca beklenir, .

........

.......

Beklenilen Cevap yoktur, tabiki sessiz kalmaz kimse,mümkün müdür .?

BARIŞ MANÇO bir ses bir verir bin ses gelirdi .O zamanlarda bu kadar iletişim araçları bu kadar el içinde olmadığı halde insanlar kağıda kaleme sarılırdı, büyük bir özveri ile hemde,

ve o meşhur adrese mutlaka ulaştırılırdı mektuplar.

''Barış Manço Moda 81300 İstanbul,Cevaplar geliyor fakat kimseden 1943 senesine tekabül eden

BARIŞ adını alan biri çıkmamıştı/r. ve artık tescillenmiştir,

 DÜNYADAKİ EN BÜYÜK BARIŞ , BARIŞ MANÇO'dur.! 



Japonlar Ve Barış Manço Arasındaki Muhteşem Bağ.  

 Barış Manço Japonya'da 1990 senesindeki Türk Japon Dostluğu kapsamında bir konsere katılır,

Ve 1991 senesinde Türk Japon ilişkilerinin 100.yılı dolayısı ile Japonlar sevgili Barış Manço ile yeniden bir konser çalışması yapar.

Konser Japonya'nın Tokyo Şehrinin Soka Üniversitesi'nde gerçekleştirilir,

20.000 kişilik Japon halkı ''Kara Sevda'' şarkısını,ellerinde kendi bayrakları ile ve de Türk bayrağını mutlulukla sallayıp Barış Manço'ya eşlik ederek olağanüstü bir görüntü sergileyerek o zamanın Türkiye nüfusu 60 milyon olan Türk vatandaşımızı ekranları başında inanılmaz gururlandırır.


Bir anekdot da Kurtalan Ekspres tarafından Barış Manço'yu yad ettikleri bir günün akşamında anlatılır.

Ekip turneye çıkar istikamet bellidir, Japonya,hazırlık aşamalarından geçmek için her biri ayrı ayrı hazırlanırlar,

fakat Barış Manço çok fazla ortalarda gözükmez, provalarda da kısa kalıp bazen tüm gün ortalıktan kaybolur.

Buna bir anlam verememiş grup arkadaşları.

''Barış işte, yine bir yerlerde geziyor yeni yerler keşfediyordur'' derler,düşmezler üzerine.  


Meğer iş bildikleri gibi değildir, Barış Manço sıkı bir öğrenme kampına kapatmıştır kendisini söylemez kimseye.

bir anlaşma yapılmıştır kendisiyle Yine başka bir tarihte çıkacakları Japonya konseri öncesinde.

Ve bundan sonrasını sevgili Barış Manço'nun albümde yer alan kendi kaleminden anlattığı sözleri ile okuyun isterim,


''O küçük dev adamların önemli bir istekleri olmuştu bizden.

Madem ki onlar Japon, biz de Türktük elhamdülillah,her iki tarafında anlaşmaya yetecek zengin birer dili vardı. O halde üçüncü bir dil kullanmak yakışık almazdı. İstekleri şu idi:


konser sırasında"eğer becerebileceksem" şarkılarımı Japonca sunmalı idim.

Yok, "eğer beceremeyeceksem" Türkçe sunabilirdim tabii...

Onlar da sahneye Türkçe bilen bir tercüman çıkaracaklardı.

Benim beceremediğim işi o becerecekti.

Şu hakarete bakar mısınız lütfen! Ama şu hakarete bir de yandan bakar mısınız lütfen!

Tabii ki böyle bir düelloya davet karşısında Japonca'yı 8 gün içinde aslanlar gibi söküp parçaladığım gibi , 

yerel lehçelerinin inceliklerine bile indim.

Ve 45 gün boyunca Japonya'nın tozunu dumanını attırdım.

Duyduğunuz kahkahalar işte bu zaferin en büyük ispatıdır.''der Barış Manço.

——— Live in Japan Konser Albümü-1996. kapağında yer alan tanıtım yazısında————


Ve bir gururu daha yaşarız, Japon Başbakan'ın da Barış Manço şarkılarına eşlik etmesi Japon ve Türk izleyizileri adeta büyüler, ekranları başında olan herkes yarı sevinçli yarı gururlu ağlamaklı bir halde izler Barış Manço konserini.


Barış Manço bu sayede dünyada emsali görülmemiş sevgiye ve SAYGIYA mahsar olan İLK TÜRK SANATÇI ünvanını alır, Ve Ölümünden Sonra da Aranılan İsimdir Barış Manço. 


Şöyle ki, sene 2002,dünya kupası finalleri için Japonya'da bulunan A Millî Futbol Takımımızın yanına gelen Japonlar, futbolcularımıza hep Barış Manço'yu soruyorlarmış.

Dönemin kalecisi,Rüştü, o zamanlarda şöyle anlatırdı bu hadiseyi,

'Neredeyse Türkiye deyince eşittir Barış Manço akla geliyor Japonlar'ın akıllarına,halâ onu soruyorlar ,

onu ziyarete gitmek istiyorlar ''der, ölümüne bu kadar alışılamamış bir devlet adamı,şarkıların olmazsa olmaz notası,

ülkeler arası barışı sağlayan köprüydü adeta Barış Manço.


Ve vefat ettiğini öğrendiğimizde sadece ülkemiz yaslar içinde kalmamış,'' Barış Elçisi '' olarak seçildiği  Japonya'da Ulusal bayraklarını Barış Manço adına yarıya indirmiştir o gün gözleri yaşlı olarak. 


Böylesi bir Türk sanatçısı modern filozof,halk ozanı,ve de şarkıların unutulmaz sesi göçüp gitmişti güz yağmurlarıyla bir kış ayında aramızdan.


Barış Manço ; 

O bizim çocukluğumuzun özlemle anılan yılların adı olmuştur.

halk dilinde Barış ağbi, dünyada kitlesel iletişim aracısı ,

aynı zamanda da,insanlar arasındaki en kolay iletişimi sağlayan ilk dilin sahibi tatlı dili bulan yegane insandır.


Hepimiz Adına Barış Ağbi İçin. 


Sen gittin ya,şimdi her çocuk adam olmuyor.  

Domates biber patlıcanın da tadı gitti senden sonra.

 Çocuklar artık ön koltuklarda oturuyor,

Ispanaklarda evlere girmiyor anlayacağın, 

Hendekler kapatıldı içine mazimizi gömdüler. 

Üstüne de develer yükü dert yüklediler

 Büyüdük...!   


Sen gittin ya,dağlar yarimizi geri veriyor,

Hasretler eskisi gibi çekilmiyor,

Türküler söylenmiyor burada senin söylediğin gibi

 Kol düğmeleri gibiyiz senin yokluğunda,

Bir çekmeceye kapatılmış,

Dönence gibi kapkaranlık bir gecenin koynunda şarkılarını dinliyoruz

Avunuyoruz, sensiz...! 


Sen gittin ya,güz yağmurları bile yağmıyor şehrimize  

Bizim iller sensizliğe mahkum etti kendini sus pus oldu koca şehir,

 Bilsen nasıl değişti buralar...

 İstanbul Moda, başka bir sessizliğe gömüldü senden sonra,  

Ne zaman geçsem evinin kıyısından,

Senin olmayışının yokluğu vuruyor dalga dalga yüzüme,

Üşüyorum.!


''Aramızdan ayrılışının 16.yıl dönümünde de seni saygı, özlem ve rahmetle anıyoruz.''


Saygılarımla

Ferhan Kırçiçek Aşar.

Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Mobil
Banu 2017-01-02 23:11:53
Ne kadar güzel yazılmış anlatılmış.. Düşündük, o günlere gittik, gülümsedik, hüzünlendik.. Kalemine, aklına, kalbine sağlık Ferhan..
Mobil
Neslihan 2016-01-02 20:01:12
..Kalemine yüreğine sağlık.. ortak noktamız rahmetli Babam'ızı da kaleme alman, büyük büyüklüktü...! Başarılarının devamı ile.. ✌✌
Mobil
Neslihan 2016-01-02 17:28:55
...Kalemine yüreğine sağlık.. ortak noktamız rahmetli Babam'ızı da kaleme alman, büyük büyüklüktü...! Başarılarının devamı ile.. ✌✌
Mobil
Nalan özturk 2016-01-02 17:22:35
Yıllardır sürüp giden bir pay alma çabası,topu topu bir dilim kuru ekmek kavgası.Bazen durup bakarım bu ibret tablosuna.kimi tatlı peşinde kiminin de tuzu yok...Sevgili ferhan;kalemine gönlüne ve emeğine hayran olarak okudugum, bir o kadar duygu ve burukluk yaşadığım satırların için teşekkür ederim.Bizler o zamanın adam olacak kız çocuklarıyız.!Saygı ve rahmetle anıyoruz,ruhu şad olsun...Sevgilerimle♡
Tebrikler teşekkürler
Eray Gturk 2015-01-02 22:03:51
ölümüne bu kadar alışılamamış bir devlet adamı,şarkıların olmazsa olmaz notası, teşekkürler Ferhan hanım muhteşem bir yazıydı çok beğendim çok keyifle okudum. saygılarımla :)
Toplam 5 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları...
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
ÇOK OKUNANLAR
SON YORUMLANANLAR
E-Mail Bülten Kaydı
Döviz Kurları
Arşiv Arama
- -
Anket
İktidar partisinden memnun musunuz?
Fena Değil
Güzel
İdare eder
Kötü
Çok kötü

Hızlı Muhabir
© Copyright 2013 Hızlı Muhabir. Tüm hakları saklıdır. Bu site Gazi SOFT haber yazılımı alt yapısı ile yapılmıştır.
GÜNDEM
Kadına Şiddet
Anayasa Haberleri
Trafik Kazaları
Yerel Seçimler
SPOR
Galatasaray
Fenerbahçe
Basketbol Haberleri
Şampiyonlar Ligi
SİYASET
Recep T. Erdoğan
Devlet Bahçeli
Kemal Kılıçdaroğlu
AKP Haberleri
EĞİTİM
Eğitim Haberleri
Eğitim Bakanlığı
A.Ö.L.
Eğitim Portalı
DÜNYA
Avrupa Haberleri
Amerika Gündemi
Suriye İç Savaş
Arıkan Meselesi
MAGAZİN
MAGAZİN