Yoğunlaştırılmış Gündem…


Bu makale 2015-01-04 21:31:45 eklenmiştir.
Seçkin BİLGİLİ

Merhaba yeni bir yılın ilk yazısında sizinle birlikte olmak benim açımdan son derece sevindirici. Umarım siz de yazılarımı okurken o sevinci duyuyorsunuzdur.

31 Aralığı 1 Ocağa bağlayan gece uzun tartışmalardan sonra yaşandı ve bitti. Yılbaşı kutlamaları tartışmaları yerini yeni yılın ilk günlerinde farklı konulara bıraktı.

Nurettin Yıldız diye kerameti kendinden menkul biri çıkıyor ve “Kadın haber spikeri dinlemek erkeklere caiz değil” diyor. Aynı zat-ı muhterem(!) (saygın kişi anlamına geliyor) kadının çalışmasının doğru olmadığını, çalışan kadınlar nedeniyle İslami aile düzeninin bozulduğunu söylemişti. Kızı önemli bir makama atanınca kendi kızının istisna olabileceği anlamına gelen açıklamalar da yapmıştı.

Bu travmayı atlatamadan Sağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu kadınlar için en büyük kariyerin annelik olduğunu başka kariyer aramalarına gerek olmadığını, satır arasında da bacaklarını kırıp evde oturmaları gerektiğini yumurtlayıverdi. Buna söyledi denemez, dense dense yumurtladı denir. Bu lafı ederken de bir fotoğraf verdi Müezzinoğlu, 2015’in ilk kız bebeği ve babasıyla birlikte. Bebeğin annesini göremedik çünkü loğusa yatağında kara çarşafla oturuyordu. Oyuncu Barış Atay bu fotoğrafı işaret ederek attığı “Resimdeki anneyi bulunuz” tviti nedeniyle İslamcı kesim tarafından tehdit edildi. Ama ne yalan söyleyelim gerçekten o fotoğrafta anneyi bulmak sorundu.

Biliyorsunuz başbakanlığın Dolmabahçe Sarayında bir çalışma ofisi var. Hatta eski ve bir türlü eskimek istemeyen başbakan, bu ofisten vapurdan inen kadınların bacaklarını seyredip bir takım yorumlar yapmıştı. İşte o ofise silahlı bir saldırı düzenlenemedi. Siz saldırı yapıldığına ilişkin haberlere bakmayın. O haberler hepimizi enayi yerine koymak için çabalayan çevreler tarafından üretilmiş haberlerdir. Neden mi? Sizce de ilginç değil mi? Atılan bombalar patlamıyor, uzun namlulu silah da tutukluk yapıyor. Saldırıyı DHKP-C adlı örgütün yaptırdığı söyleniyor. DHKP-C bu tür eylemlerde uzmanlaşmış, ustalaşmış bir örgüttür. Bombalardan emin olmadan, silahın çalışıp çalışmadığını kontrol etmeden ve üstüne üstlük günler öncesinden eylemcinin adıyla ihbarlar yapıldığı halde böyle bir eyleme girişmez. Önümüzdeki seçim öncesi kamuoyunda bir mağdur algısı yaratılmaya çalışılıyor. Gene mağduru oynayacak, mağdur edebiyatı yapacak ve oy toplamaya çalışacaklar.

Bu arada AKP seçim çalışmalarına başladı. Propaganda gezileri başladı. Başvekil il il, ilçe ilçe dolaşacak ve yurttaşlardan oy isteyecek. Bu süreç ile ilgili iki olgu dikkati çekiyor. Birincisi seçim çalışmalarında kullanılacak şarkı ve diğeri de başvekilin gittiği her yerde  protesto önleme gözaltıları…

AKP’nin propaganda çalışmaları sırasında kullanacağı şarkı Kiziroğlu Mustafa Bey adlı Köroğlu türküsü. AKP türkünün anonim olduğunu ileri sürüyor. Köroğlu tarafından yapılan bestesi bilinmiyor ancak Karslı ozan Murat Çobanoğlu tarafından yapılan düzenlemesi yıllardır dinleniyor. Çobanoğlu’nun ailesi AKP’nin ve Ahmet Kaya linççisi Ayna Grubunun düzenleme yapılırken kendilerinden izin alınmadığını, herhangi bir telif ücretinin de ödenmediğini söylüyor. İşin ilginç yanı aynı türkü üzerinde CHP’nin telif ücreti nedeniyle ve MHP’nin de 1999 seçimlerinde kullanmış olmaları nedeniyle hak iddia etmeleri. Benim açımdan sonuç ise çok farklı. Arslanbek Sultanbekov’un doyumsuz türküsü Dombıra’yı dinlemekten vazgeçmiştim, görünen o ki Kiziroğlu Mustafa Bey türküsünü de dinlemeyeceğim bir daha.

Yoğunlaştırılmış gündem koyduk yazının başlığını çünkü neredeyse her saniye yeni bir durum çıkıyor ortaya. Çok konuşulan konulardan biri de 19 Ocak 2015 günü yapılacak Bakanlar Kurulu toplantısına cumhurbaşbakanının başkanlık etme niyeti. Niyet olmaktan çıktı aslında. Açıkça söylendi. Hem Cumhurbaşbakanı hem de bir kısım Heyet-i Vükela (vekiller kurulu) üyesi 19 Ocakta bu toplantının yapılacağı yolunda. Anayasa cumhurbaşkanına gerekli gördüğü takdirde bakanlar kuruluna başkanlık etme yetkisi veriyor. Ancak bu yetki bugüne kadar gerçekten gerekli olmadan kullanılmadı. Büyük bir doğal yıkım, savaş tehlikesi, yaygın terör eylemleri gibi durumlarda cumhurbaşkanları bakanlar kuruluna başkanlık yapmıştır. Basit bir ego şişkinliği nedeniyle ne Turgut Özal, ne Süleyman Demirel, ne Ahmet Necdet Sezer ne de Abdullah Gül tarafından kullanılmadı bu yetki. Ağırlaştırılmış ömür boyu hapis cezası alan ve er olarak terhis edilen cuntacı Nitekim Paşa bile kullanmadı. Neyse bekleyip göreceğiz. Cumurbaşbakanı ve başvekil neler yapacak 19 Ocakta.

Bugün (5 Ocak 2015) dört eski bakanın Yüce Divana gönderilmesi istemi oylanacak. Bu dört eski bakandan biri olan Egemen Bağış, bir hukuk fakültesinin bahçesinden bile geçmediğini düşündüğüm gazeteci Hasan Karakaya’nın “Yüce Millet karar vermişken Yüce Divanın lafı mı olur” yazısını paylaşmış sosyal medyada. Hasan Karakaya’ya göre millet hakimliğini ve hakemliğini yaparak sandıkta hırsızlığı, yolsuzluğu, yalanı, talanı beraat ettirmiş. Buna göz korkusu derler. Ne diyor Nazım Hikmet “Hiçbir korkuya benzemez halkını satanın korkusu”.

2015 hızlı başladı. 2014’ün son haftası ile 2015’in ilk haftasında yaşananları, o yoğunlaştırılmış gündemi ele almaya devam edeceğiz.

 

Saygıyla…

Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları...
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
ÇOK OKUNANLAR
SON YORUMLANANLAR
E-Mail Bülten Kaydı
Döviz Kurları
Arşiv Arama
- -
Anket
İktidar partisinden memnun musunuz?
Fena Değil
Güzel
İdare eder
Kötü
Çok kötü

Hızlı Muhabir
© Copyright 2013 Hızlı Muhabir. Tüm hakları saklıdır. Bu site Gazi SOFT haber yazılımı alt yapısı ile yapılmıştır.
GÜNDEM
Kadına Şiddet
Anayasa Haberleri
Trafik Kazaları
Yerel Seçimler
SPOR
Galatasaray
Fenerbahçe
Basketbol Haberleri
Şampiyonlar Ligi
SİYASET
Recep T. Erdoğan
Devlet Bahçeli
Kemal Kılıçdaroğlu
AKP Haberleri
EĞİTİM
Eğitim Haberleri
Eğitim Bakanlığı
A.Ö.L.
Eğitim Portalı
DÜNYA
Avrupa Haberleri
Amerika Gündemi
Suriye İç Savaş
Arıkan Meselesi
MAGAZİN
MAGAZİN