Maşallah demenin cezası 2 yıl

İnsan Hakları Derneği’nin verilerine göre her dört saatte bir kadının fiziksel veya cinsel şiddete maruz kaldığı bir ülkede yaşıyoruz ne yazık ki.
Bu haber 2015-11-11 22:41:39 eklenmiştir.

Ezgi U. 14 Mayıs 2015’te saat 15:50 sıralarında, dershaneden çıkıp arkadaşının yanına gitmek için Ankara Kızılay metrosundan içeri girer.  

Turnikelere varmak üzereyken 31 yaşında, evli ve iki çocuk babası olan şüpheli Ü. Ç. Ezgi’ye rahatsız edici şekilde bakmaya başlar. Sonrasında Ezgi'ye yaklaşır ve “Maşallah” der. Ezgi önce afallar sonra ise “Ne diyorsun sen! Yolda rahat rahat yürüyemeyecek miyiz” diyerek bağırmaya başlar.

Ezgi’nin bağırışını duyan metronun özel güvenliği, Ezgi’ye Ü.Ç.’den şikayetçi olup olmadığını sorar. Ezgi şikayetçi olduğunu söyler ve bunun üzerine Ü.Ç. kaçmak üzereyken yakalanır. Kızılay metrosunun altındaki polis merkezine giderler.

 “TACİZ ETMEK İÇİN SÖYLEMEDİM, İÇİMDEN GELDİ”

Ezgi’nin sözlerine göre şikayetçi olduğu Ü.Ç. o kadar rahattır ki “İki laf ettik diye burada beklemek zorunda mıyım?” diye çıkışır. İfadeleri alınmak üzere Çankaya polis amirliğine giderler. Ü.Ç. ifadesinde daha önce tanımadığı Ezgi’ye “maşallah” dediğini fakat bu sözü onu taciz etmek için değil o anda “içinden geldiği” için söylediğini vurgular. Dosyaya bakan Cumhuriyet Savcısı Ferhat Sarıkaya, Ü.Ç.’nin Ezgi’ye rahatsız edici şekilde bakması ve cinsel amaçla “maşallah” demesinin cinsel taciz suçu oluşturduğu kanaatine varır.

 

Şüpheli Ü.Ç. Türk ceza kanununun 105. maddesine göre 3 aydan 2 yıla kadar hapis cezası veya para cezası istemiyle yargılanacak.

TCK'NIN 105. MADDESİ NE DİYOR?

TCK 105. maddesinde cinsel taciz suçu tanımlanmıştır. Cinsel taciz, kişinin vücut dokunulmazlığının ihlâli niteliği taşımayan cinsel davranışlarla gerçekleştirilebilir. Kısacası, cinsel taciz; cinsel yönden, ahlâk temizliğine aykırı olarak mağdurun rahatsız edilmesinden ibarettir. 105. Maddenin ikinci fıkrasında cinsel taciz suçunun nitelikli hâlleri belirlenmiştir. Buna göre, hiyerarşi veya hizmet ilişkisinden kaynaklanan nüfuz kötüye kullanılmak suretiyle ya da aynı işyerinde çalışmanın sağladığı kolaylıktan yararlanılarak kişiye karşı cinsel tacizde bulunulması, suçun temel şekline göre daha ağır ceza ile cezalandırılmayı gerektirmektedir. Cinsel taciz suçunun soruşturulması ve kovuşturulması, mağdurun şikâyetine bağlı tutulmuştur. Suçun faili Asliye Ceza Mahkemesinde yargılanacaktır.

105/1 “Bir kimseyi cinsel amaçlı olarak taciz eden kişi hakkında, mağdurun şikâyeti üzerine, üç aydan iki yıla kadar hapis cezasına veya adlî para cezasına, fiilin çocuğa karşı işlenmesi hâlinde altı aydan üç yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.”

KAMUOYUNUN TANIDIĞI SAVCI

Tanımadığı kadına laf atmanın cinsel taciz sayılmasının önünü açan Ferhat Sarıkaya, Şemdinli'de 9 Kasım 2005'te gerçekleşen, bir kişinin öldüğü bombalı saldırıdan sonra açılan davanın savcısı olarak adını duyurmuştu.

Sarıkaya, Şemdinli olayları ile ilgili olarak hazırladığı iddianamede, zanlı astsubaylardan birinin dönemin Kara Kuvvetleri Komutanı Yaşar Büyükanıt ile bağlantılı olduğunu ortaya atmıştı. Büyükanıt, zanlı astsubay Ali Kaya'yı tanıyıp tanımadığı sorulduğunda "Tanırım iyi çocuktur" yanıtını vermişti. Şemdinli iddianamesinde, dönemin Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Yaşar Büyükanıt, Van Asayiş Kolordu Komutanı Korgeneral Selahattin Uğurlu ile Hakkari Dağ ve Komando Tuğay Komutanı Tuğgeneral Erdal Öztürk haklarında "Büyükanıt'ın Diyarbakır 7. Kolordu Komutanı olduğu dönemde suç işlemek için çete kurduğu” iddialarını ortaya atmıştı.

Kamuoyunda çok tartışılan bu iddianame sonrasında Savcı Sarıkaya, "mesleki yeterlilikten uzak olduğu" gerekçesiyle Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu'nun 20 Nisan 2006 tarihli kararı ile "meslekten men" edilmişti. Sarıkaya, 2010’da yapılan Anayasa değişikliği referandumunda yapısı değiştirilen HSYK'ya, "mesleğe yeniden kabulü" yönünde başvuru yaptı.

Sarıkaya, HSYK kararıyla mesleğe tekrar kabul edildi ve Ankara'ya cumhuriyet savcısı olarak atandı.

Savcı Sarıkaya'nın baktığı ve yine çok tartışılan bir başka dava ise Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Rektörü Prof. Yücel Aşkın hakkındaki "tarihi eser kaçakçılığı" davası olmuştu. Dava kapsamında aynı üniversitede genel sekreter yardımcısı olan Enver Arpalı da yargılanmış, gözaltına alınan Arpalı hapisteyken intihar etmişti. Prof. Aşkın ise ilk duruşmada beraat etti.

Elvan Yarma - Hürriyet

ETİKETLER : Maşallah demenin cezası 2 yıl Ankara Kızılay Maşallah Cinsel taciz kişinin vücut dokunulmazlığı Hakkari Dağ ve Komando Tuğay Komutanı Tuğgeneral Erdal Öztürk Van Asayiş Kolordu Komutanı Korgeneral Selahattin Uğurlu Ali
Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer YAŞAM haberleri
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
ÇOK OKUNANLAR
SON YORUMLANANLAR
E-Mail Bülten Kaydı
Döviz Kurları
Arşiv Arama
- -
Anket
İktidar partisinden memnun musunuz?
Fena Değil
Güzel
İdare eder
Kötü
Çok kötü

Hızlı Muhabir
© Copyright 2013 Hızlı Muhabir. Tüm hakları saklıdır. Bu site Gazi SOFT haber yazılımı alt yapısı ile yapılmıştır.
GÜNDEM
Kadına Şiddet
Anayasa Haberleri
Trafik Kazaları
Yerel Seçimler
SPOR
Galatasaray
Fenerbahçe
Basketbol Haberleri
Şampiyonlar Ligi
SİYASET
Recep T. Erdoğan
Devlet Bahçeli
Kemal Kılıçdaroğlu
AKP Haberleri
EĞİTİM
Eğitim Haberleri
Eğitim Bakanlığı
A.Ö.L.
Eğitim Portalı
DÜNYA
Avrupa Haberleri
Amerika Gündemi
Suriye İç Savaş
Arıkan Meselesi
MAGAZİN
MAGAZİN